Форум Ахыска - Турок ... Ahıska Türkleri'nin Forumu


Добро пожаловать на платформу Ахыска - Турок - - - - Ahıska Türkleri'nin platformuna hoş geldiniz

  • ADVERTISEMENTS
    F

Новости - Haberler

Re: Новости - Haberler

Postby ATILA » 07 Aug 2010, 13:24

Image
Ahıskalılar dönüş için destek bekliyor

Ahıskalılar, Dünya Ahıska Birliği Konferansı için Kazakistan'ın eski başkenti Almatı'da buluştu.
Konferansa; ABD, Türkiye, Azerbaycan, Kırgızistan, Kazakistan, Özbekistan, Ukrayna, Rusya ve Gürcistan'dan gelen Ahıskalılar katıldı. Dünya Ahıska Türkleri Birliği (DATÜB) Genel Başkanı Ziyaettin Kassanov başkanlığındaki konferansta, Ahıskaların sorunları masaya yatırıldı. Ahıska Türklerinin vatana dönüşü ve karşılaştıkları sorunları değerlendiren Kassanov, vatana dönüş sürecinde en büyük desteği Türkiye ve Azerbaycan'dan beklediklerini söyledi. DATÜB'ün öncelikli amacının Ahıska Türklerinin haklarını kazanmak ve vatanları Gürcistan'a dönüşlerini sağlamak olduğunu belirten Kassanov, bu amaçla çalışmalarının devam ettiğini belirtti. Ahıska Türklerinin dönüşü ve bölgenin statüsüyle ilgili konularda çözümün zaman alacağını ifade eden Kassanov, Türkiye'den yardım beklediklerini ifade etti. Kasanov, "Stalin kurbanı bütün topluluklar vatanlarına döndükleri hâlde Ahıskalılar dönememişlerdir." dedi. Kazakistan'da 130 farklı milletten insanların yaşadığını da sözlerine ekleyen Kassanov, Kazakistan'daki Ahıska asılıların son derece rahat ve huzurlu bir ortamda yaşadıklarını ifade etti.

ZAMAN
HÜSEYİN GÜNGÖR ALMATI CİHAN
07 Ağustos 2010, Cumartesi
Кто ко мне с мечом придет, тот от него и погибнет...
User avatar
ATILA
...
 
Posts: 2889
Joined: 11 Feb 2009, 08:56
Location: KAZAHISTAN / ALMATY

Re: Новости - Haberler

Postby ATILA » 07 Aug 2010, 16:47

Image
Кто ко мне с мечом придет, тот от него и погибнет...
User avatar
ATILA
...
 
Posts: 2889
Joined: 11 Feb 2009, 08:56
Location: KAZAHISTAN / ALMATY

Re: Новости - Haberler

Postby ATILA » 16 Aug 2010, 18:54

Ahıskalıların Geleceği
15 Ağustos 2010 |
Bir Millet Sürgünde, Ahıskalıların Geleceği Nerede?

Osmanlı ülkesinin yeni fetihlerle genişlemesiyle birlikte, devletin yeni fethedilen bölgeleri Osmanlılaştırma politikasına göre birçok bölgeye Anadolu’dan Türk aileler yerleştirildi. Ancak çöken İmparatorlukla birlikte, bu evlâdı fatihanın önemli bir kısmı artık yurt edindiği, kaynaştığı, kendi karma kültürünü oluşturduğu bölgelerden geri dönemedi. Hep Balkanlara göçenleri biliriz; halen onlarla en yoğun ilişkilerimiz vardır.

Ama bu gidenler arasında en çok çile çeken ve halen de aynı dertleri süren bir grup var: Ahıska Türkleri.

Gürcistan’ın bugünki Türkiye sınırına yakın bölgede yaşıyorlardı önemli bir kısmı. Stalin Sovyetler Birliği’nin başına gelene kadar Türkçe eğitim verdikleri okulları, kendi gelenekleri, iyi bildikleri çiftçiliği yaptıkları toprakları vardı. Doğu Anadolu şivesiyle Türkçe konuşurlardı. Kendi dillerinde gazeteleri vardı. Tâ ki 24 Temmuz 1944’te Gürcü kökenli SSCB İçişleri Komiseri Lavrentiy Beriya, Stalin’e bir mektup gönderene kadar. “Gürcistan-Türkiye sınırında yaşayan Ahıskalılar, Türkiye tarafındaki akrabalarının yanına geçme eğilimindedir. Bunlar kaçakçıdır, Türk istihbaratının casusudur, milislere adam verir. Bu yüzden 16.700 aile buradan sürgün edilmelidir”. Sovyetler Türkiye’ye saldırmaya hazırlanıyordu, bu yüzden güya stratejik bakımdan zayıf olan sınırlar güçlendirilecekti.

14 Kasım 1944’te bu talep yerine getirildi. 24 saat içinde 100.000 Ahıskalı trenlere bindirilip sınırsız Sovyet topraklarına—Kazakistan ve Orta Asya’ya—dağıtıldılar. 17.000’i bu yolculuk esnasında vefat etti.

Aslında bunun öncesinde Stalin, Ahıskalıların aydınlarını—öğretmenleri, doktorları, yazarları—çalışma kamplarına sürgün edip, Ahıskalıların özünü yok etmeye çalıştı. Çocuklarını zorla Azeri veya yalnızca Müslüman olarak kaydetti nüfusa. Türkçe’yi yasakladı. Sonrasında da bu sürgün geldi. Sürgün edildikleri yerlerde şehirlerde yaşamaları yasaklandı. Bu yüzden yalnızca çiftçilik biliyorlar.

Gittikleri yerde her ay köyün bekçisine bildirimde bulunmaları gerekiyordu. İzinsiz köyden ayrılan hapsediliyordu. Stalin ölünce, diğer Kafkaslı Müslüman halkların topraklarına dönmelerine izin verildi. Ama Ahıskalılar bu haktan yoksun bırakıldı. Zira bu kez Gürcistan devleti karşı çıkıyordu. 1990’da seçimi kazanan Gamsakhurdia’nın sloganlarından birisi “Gürcistan’da Türklere yer yok!” idi.

Orta Asya’ya gönderilenlerin önemli bir kısmı Kırgızistan’ın son günlerde Kırgız-Özbek çatışmalarıyla gündeme gelen Fergana Vadisine yerleşmişti. 1989 yılı Haziran ayında Özbekler buradaki Ahıskalılara saldırdı. 100 civarında insan öldü, 1000 kişi yaralandı evler yakıldı. 80.000 Ahıskalı bölgeyi terk edip yeni yurt aramaya başladılar. Asıl yurtlarının yakınlarına yerleşmek istediler. Halen Kazakistan’da 52.000, Kuzey Kafkaslar’da 27.000, Azerbaycan’da 93.000 Ahıskalı yaşıyor. Krasnodar Kray bölgesindeki 10.000 Ahıskalı da zor şartlar altında. Uluslar arası Göç Örgütünün çabalarıyla 2004-2007 yılları arasında 11.500 Ahıskalı Amerika’ya götürüldü.

Kırgızistan’daki son Kırgız-Özbek çatışmalarında da ölen, yaralanan, evleri ve arazileri tahrip edilen birçok Ahıskalı var.

Halen paramparça dağıldıkları eski Sovyet topraklarında, dinlerini, dillerini, kültürlerini korumaya çalışıyorlar. Pek azı—resmî rakamları bilmiyoruz ama sayılarının 200’ü geçmediği söyleniyor—Türkiye’ye yerleştirildi.

1990’lı yıllarda Gürcü olduğunu beyan eden Ahıskalılara geri dönüş için başvuru imkânı tanındı. Bu süre de 2010 yılı başında sona erdi. Ancak Gürcü hükümetinin ağır harçlar koyması, birçoğu yoksul ailenin gelmesini engelledi. 2300 ailenin başvurusu kabul edildi.

Görüldüğü üzere Ahıskalı Türklerin 66 yıllık sürgünü hâlâ sürüyor. Bu insanlara sahip çıkmak bizim boynumuzun borcu. Madem ki Türkiye’ye yerleştirmiyoruz; öyleyse Gürcistan’daki eski yurtlarına dönmelerini kolaylaştırıcı çabalarımızı arttıralım. Bizim elimizden gelen konuyu zaman zaman gündeme getirmek. Umarız Ahıskalı Türkler için de bir açılım yapılıp, bu dram sona erdirilir.

Kaynak: H. İbrahim CAN / Yeni Asya Gazetesi

http://blog.ahiskaturkleri.com/2010/08/ ... -gelecegi/

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
AHISKALILAR VAKFI Başkanı MEHMET OĞUZ SÜLEYMAN BARBAKADZE meselesi için, Sn. Meclis Başkanı M.Ali ŞAHİN Beyin nezdinde girişimde bulundu
15 Ağustos 2010 |
Image
Image
Ev Sahipliğini Ensar Vakfının yaptığı, bizimde üye olduğumuz üst kuruluşumuz olan TGTV (Türkiye Gönüllü Teşeküller Vakfı) nın geleneksel iftarına Yönetim Kurulu Ahıskalılar Vakfı Başkanı Mehmet OĞUZ Sn. Mehmet OĞUZ-da iştirak etti. İftarda Sn. Meclis Başkanımız Mehmet Ali ŞAHİN Beyle Vakıf Başkanı Sn. Mehmet OĞUZ-la aralarında sıcak bir diyalog oluştu.

OĞUZ gerek bugünkü Türkiye’de yaşayan Ahıska Türklerinin devam eden sıkıntılarını, bunların başında çalıştıkları ülkelerindeki Emekli haklarının Türkiye’ye aktarılması ve diğer problemleri aktardı. Ayrıca son günlerde gündemde olan Moskova’daki Vatan Cemiyeti Başkanı Sn. Süleyman BARBAKADZE’nın Tifliste halen tutuklu bulunduğunu hatırlatarak Dış İşleri Bakanlığımıza verilmek üzere dilekçe verdi. Sn. Meclis Başkanımızda bu hususta elinden geleni yapacağını ve Ankara’ya döner dönmez Dış İşleri Bakanlığına konuyu aktaracağını,bu meselenin çözümü için müşterek bir gayret içinde olacağını ve inşallah en kıssa zamanda bu meseleyi çözeceğini tahmin ettiğini OĞUZ-a söyleyerek bütün Ahıskalıların Ramazan-ı şerifini kutladığını ve lütfen selamlarımı iletin diye, iyi dileklerini bildirdi.

http://www.ahiskalilarvakfi.com/haber_d ... haberID=71

------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Ahıskalı Türk Gazi ve Şehitler (1936-1945)
15 Ağustos 2010 |
[img]http://www.ahiskapress.com/fotolar/2010/04/MUHAMMET-İZZETOĞLU.jpg[/img]

Ahıskalı Türkler 65 sene önce sürgün edildi: Rus “Argumentı i Faktı” (Argümanlar ve Faktlar) Gazetesi’nin 30 Eylül-6 Ekim 1989 tarihli nüshalarında yayımlanan, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği (SSCB) Bilimler Akademisi’nin, SSCB Tarih Enstitüsü Görevlisi ve Tarih Bilimleri Asistanı V. Zemskov’un tarihi belgelere dayanarak verdiği bilgilere göre, 14-16 Kasım 1944 tarihlerinde, SSCB Komünist Partisi Genel Sekreteri Stalin’in yazılı emri ve SSCB İçişleri Bakanı Lavrentiy Beriya’nın talimatıyla Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’ne (SSCB) bağlı, Gürcistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin, Ahıska vilâyetinde yaşayan: 46.790 Türk, 8.843 Kürd, 1.397 Hemşin ve 29.633 diğer milletlere mensup kişi, yani toplam 86.663 Ahıska vilâyetinin, Ahıska, Aspinza, Adigön, Ahılkelek ve Bogdanovka ilçelerinden, Özbekistan, Kırgızistan ve Kazakistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyetlerine sürgün edildi.

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği’ne bağlı, Gürcistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin, Ahıska vilâyetinden, 1936 yılından itibaren askere, 1939 yılından itibaren ise İkinci Dünya Savaşı’na ve 1941-1945 yıllarında da Nazi Almanya’sına karşı sürdürülen Büyük Vatan Savaşı’na gönderilen Ahıskalı Türklerin sayısı yaklaşık 40.000’di.

İkinci Dünya Savaşı ve Nazi Almanya’sına karşı sürdürülen Büyük Vatan Savaşı’nda (1939-1945), 26.000 Ahıskalı Türk çeşitli cephelerde şehit edildi. Bu savaşta yaralanan ve savaştan sonra Gürcistan’ın Ahıska vilâyetine, vatan topraklarına geri dönen yaklaşık 14.000 Ahıskalı Türk, SSCB Komünist Partisi Genel Sekreteri Stalin’in emriyle, Özbekistan, Kırgızistan ve Kazakistan’a sürgün edildi.

Gürcistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti Askerî Komiserliğine bağlı, Ahıska, Aspinza, Adigön, Ahılkelek ve Bogdanovka ilçeleri Askerî Komiserliklerinden tarafımıza gönderilen listelere göre, 1936-1939 yıllarından itibaren askere çağrılan ve Nazi Almanya’sına karşı sürdürülen Büyük Vatan Savaşı’na (1941-1945) Gürcistan’ın, Ahıska vilâyetinden gönderilen 11.866 Ahıskalı Türk gazi ve şehidin ilçelere göre dağılımı aşağıdaki gibidir:

Ahaltsihe (Ahıska) İlçesi Askeri Komiserliği:

2106 kişi;

Aspindza (Aspinza) İlçesi Askeri Komiserliği:

1774 kişi;

Bogdanovka İlçesi Askeri Komiserliği:

48 kişi;

Ahalkelek (Ahılkelek) İlçesi Askeri Komiserliği:

438 kişi;

Adigen (Adigön) İlçesi Askeri Komiserliği:

7500 kişi;

Gürcistan SSC Askerî Komiserliğine bağlı, Ahıska, Aspinza, Ahılkelek ve Bogdanovka ilçeleri Askerî Komiserliğinden yazılı olarak 4.366 Ahıskalı Türk’ün adı, soyadı, doğum tarihi ve yerinin belirtildiği listeler tarafımıza gönderilmiştir.

Gürcistan SSC Askerî Komiserliğine bağlı Adigön ilçesi Askerî Komiserliği tarafından bildirilen 7500 Ahıskalı Türk gazinin ve şehidin listesi tarafımıza gönderilmemiştir.

Ayrıca Ahıska vilâyetinden 1936 yılından itibaren askere, 1939 yılından itibaren ise İkinci Dünya Savaşı’na ve 1941-1945 yıllarında da Nazi Almanya’sına karşı sürdürülen Büyük Vatan Savaşı’na gönderilen yaklaşık 40.000 Ahıskalı Türk’ten, yaklaşık 28.134 kişinin bilgileri tarafımıza gönderilmemiştir.

Aşağıda adı geçen 8 Ahıskalı Türk gazi ve şehit, Nazi Almanya’sına karşı sürdürülen Büyük Vatan Savaşı’nda, (1941-1945) Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin Kahramanı Altın Madalyası’nı aldı. 1991 yılında Moskova’da basılan SSCB Kahramanları adlı kitaptan:

1. Bedir Beimodoviç Muradov, 1909-Zediban köyü, Ahıska vilâyeti, Gürcistan doğumlu.

2. Bekir Dursunoviç Mustafaev, 1898-Bulorza köyü, Ahıska vilâyeti, Gürcistan doğumlu.

3. Murtaz Karaliev, Ahıska vilâyeti, Gürcistan doğumlu.

4. İbrahim Tucigil, Ahıska vilâyeti, Gürcistan doğumlu.

5. Ubri Badalov, Ahıska vilâyeti, Gürcistan doğumlu.

6. İsmail Karimov, Ahıska vilâyeti, Gürcistan doğumlu.

7. Memmed Osman Oğlu Osmanov, Azgur kasabası, Ahıska vilâyeti, Gürcistan doğumlu.

8. Agapi Agara, Ahıska vilâyeti, Gürcistan doğumlu.

Ahıskalı Türk Savaş Gazileri ve Şehid ailelerinden alınan belge ve bilgilere göre şunlarıda ilâve edebiliriz:

Aşağıda adı geçen Ahıskalı Türkleri de birinci, ikinci ve üçüncü yüksek dereceli Büyük Vatan Savaşı Şeref (Kahraman) Madalyalarını aldı:

1- Abdullah Mursaloviç Ahmedov, 1922 yıl Temlala köyü, Azgur kasabası, Ahıska vilâyeti, Gürcistan doğumlu.

2- Munir Mamedov İsaoğlu, 1924 Mohe köyü, Ahıska vilâyeti, Gürcistan doğumlu.

3- Aydın Seferov, Varhan köyü, Ahıska vilâyeti, Gürcistan doğumlu.

Milletlerarası Ahıska (Meshet) Türkleri “Vatan” Cemiyeti temsilcileri:

1. Teminder Kemaloğlu (Yönetim Kurulu Üyesi)

2. Başkanı Yusuf Serveroğlu (Cemiyet Başkanı)

3. Raseddin Resuloğlu (Yönetim Kurulu Üyesi)

4. Özbekistan’dan Ahıska Türkleri temsilcileriyle.

(Kremlin Meydanı-Moskova, 1985)

Muhammet İZZETOĞLU

Kaynak: http://www.ahiska.org.tr/yazi.php?goster=314

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Ahıskalıların Emeklilik Konusu
16 Ağustos 2010 Pazartesi
Image


Sürgüne Uğramış Ahıskalıların Haklarını Koruma Merkezi'nin 4 Temmuz 2010 tarihinde Avukatlar iştirakinde düzenlediği geniş katılımlı Ahıska Türklerinin Emeklilik Hakları ile ilgili Hak Arama konferansında alınan karar ile 21 Temmuz 2010 tarihinde Ahıska Türkleri Heyeti Ankara' Temaslarda Bulundu. Sözkonusu temasların ardından T.C. Dışişleri Bakanlığı Orta Asya ve Kafkaslar Genel Müdür Yardımcılığı'ndan Sürgüne Uğramış Ahıskalıların Haklarını Koruma Merkezi'ne gelen bilgilendirme cevabı:


T.C.
DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI
Orta Asya ve Kafkaslar Genel Müdür Yardımcılığı

Sayı : B.06.0.KOAY.0.0-409.42 -2010/195190

Konu : Emeklilik konusunda Bakanlığımıza iletilen talep

SÜRGÜNE UĞRAMIŞ AHISKALILARIN HAKLARINI KORUMA MERKEZİ BAŞKANLIĞINA

İlgi : 21.7.2010 tarihli yazıları

Merkeziniz Temsilcilerince 21 Temmuz 2010 tarihinde Bakanlığımıza gerçekleştirilen ziyaret sırasında Ahıskalı vatandaşlarımızın Türkiye'ye gelmeden önce bulundukları ülkelerde ( Rusya Federasyonu, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Ukrayna ve Azerbaycan ) kazandıkları emeklilik hakkının Türkiye'de kullanılabilmesi konusunda sağlanan bilgiler aşağıda sunulmaktadır:

- Ahıskalı vatandaşlarımızın, yurtdışında geçen çalışma sürelerini Türkiye'de çalışılan yıllarla birleştirilerek emekliliğe hak kazanabilmeleri, sözkonusu ülkelerle ülkemiz arasında sosyal güvenlik anlaşması imzalanmış olmasıyla mümkündür.

- Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Rusya Federasyonu ve Ukrayna ile ülkemiz arasında sosyal güvenlik anlaşması imzalanması hususunda ülkemizin girişimleri sürmekle birlikte, sözkonusu anlaşmalarıın imza aşamasına gelmesinin vakit alabileceği anlaşılmaktadır. Sözügeçen ülkelerle bu tür bir anlaşma sonuçlandırıldığında, Ahıskalı vatandaşlarımızın yurt dışında çalıştıkları sürelerin emekliliklerine sayılması için gerekli hukuki süreç tamamlanmış olacaktır.

- Ahıskalı vatandaşlarımızın Gürcistan ve Azerbaycan'da çalıştıkları süreler içinse, sözkonusu ülkelerle sosyal güvenlik anlaşmaları imzalanmış bulunduğu cihetle, bu vatandaşlarımızın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na başvurmaları gerekmektedir.

Bilgilerini rica ederim.

Bakan a.
Fatih CEYLAN
Büyükelç
Кто ко мне с мечом придет, тот от него и погибнет...
User avatar
ATILA
...
 
Posts: 2889
Joined: 11 Feb 2009, 08:56
Location: KAZAHISTAN / ALMATY

Re: Новости - Haberler

Postby Mussa » 17 Aug 2010, 11:51

ATILLA wrote:------------------------------------------------------------------------------
Ahıskalıların Emeklilik Konusu
16 Ağustos 2010 Pazartesi
Image


Sürgüne Uğramış Ahıskalıların Haklarını Koruma Merkezi'nin 4 Temmuz 2010 tarihinde Avukatlar iştirakinde düzenlediği geniş katılımlı Ahıska Türklerinin Emeklilik Hakları ile ilgili Hak Arama konferansında alınan karar ile 21 Temmuz 2010 tarihinde Ahıska Türkleri Heyeti Ankara' Temaslarda Bulundu. Sözkonusu temasların ardından T.C. Dışişleri Bakanlığı Orta Asya ve Kafkaslar Genel Müdür Yardımcılığı'ndan Sürgüne Uğramış Ahıskalıların Haklarını Koruma Merkezi'ne gelen bilgilendirme cevabı:


T.C.
DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI
Orta Asya ve Kafkaslar Genel Müdür Yardımcılığı

Sayı : B.06.0.KOAY.0.0-409.42 -2010/195190

Konu : Emeklilik konusunda Bakanlığımıza iletilen talep

SÜRGÜNE UĞRAMIŞ AHISKALILARIN HAKLARINI KORUMA MERKEZİ BAŞKANLIĞINA

İlgi : 21.7.2010 tarihli yazıları

Merkeziniz Temsilcilerince 21 Temmuz 2010 tarihinde Bakanlığımıza gerçekleştirilen ziyaret sırasında Ahıskalı vatandaşlarımızın Türkiye'ye gelmeden önce bulundukları ülkelerde ( Rusya Federasyonu, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Ukrayna ve Azerbaycan ) kazandıkları emeklilik hakkının Türkiye'de kullanılabilmesi konusunda sağlanan bilgiler aşağıda sunulmaktadır:

- Ahıskalı vatandaşlarımızın, yurtdışında geçen çalışma sürelerini Türkiye'de çalışılan yıllarla birleştirilerek emekliliğe hak kazanabilmeleri, sözkonusu ülkelerle ülkemiz arasında sosyal güvenlik anlaşması imzalanmış olmasıyla mümkündür.

- Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Rusya Federasyonu ve Ukrayna ile ülkemiz arasında sosyal güvenlik anlaşması imzalanması hususunda ülkemizin girişimleri sürmekle birlikte, sözkonusu anlaşmalarıın imza aşamasına gelmesinin vakit alabileceği anlaşılmaktadır. Sözügeçen ülkelerle bu tür bir anlaşma sonuçlandırıldığında, Ahıskalı vatandaşlarımızın yurt dışında çalıştıkları sürelerin emekliliklerine sayılması için gerekli hukuki süreç tamamlanmış olacaktır.

- Ahıskalı vatandaşlarımızın Gürcistan ve Azerbaycan'da çalıştıkları süreler içinse, sözkonusu ülkelerle sosyal güvenlik anlaşmaları imzalanmış bulunduğu cihetle, bu vatandaşlarımızın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na başvurmaları gerekmektedir.

Bilgilerini rica ederim.

Bakan a.
Fatih CEYLAN
Büyükelç



Атилла брат,что здесь сказано ? Это не повтор акции где в определенное время заезжающий получает автоматически гражданство??? можно более подробно на русском ???
Image
User avatar
Mussa
Супермодератор
Супермодератор|Супермодератор|Супермодератор
 
Posts: 2473
Joined: 22 Jun 2009, 22:46
Location: Kazakistan Almata

Re: Новости - Haberler

Postby aladdin » 17 Aug 2010, 13:37

:drinks: :drinks: :drinks: :drinks: :drinks: :drinks: :drinks: :drinks:
Image
User avatar
aladdin
''Türk Kulübü'' Kurucusu
''Türk Kulübü'' Kurucusu|''Türk Kulübü'' Kurucusu|''Türk Kulübü'' Kurucusu
 
Posts: 1231
Joined: 12 Feb 2009, 15:10

Re: Новости - Haberler

Postby Mussa » 17 Aug 2010, 21:26

L... wrote:Eto otlichnaya novost'!!Musa, eto o pensii rech'.Staj rabotı zarabotannıy tam,kak ponimayu budet kotirovat'sya i zdes'.

Понятно! Спасибо Лейла!
Image
User avatar
Mussa
Супермодератор
Супермодератор|Супермодератор|Супермодератор
 
Posts: 2473
Joined: 22 Jun 2009, 22:46
Location: Kazakistan Almata

Re: Новости - Haberler

Postby ATILA » 21 Aug 2010, 04:55

Уважаемые дамы и господа!
20 Ağustos 2010 |
Image

Довожу до Вашего сведения, что согласно волеизъявлению делегатов 5-го съезда Международного общества месхетинских турок “Ватан”, который был проведен 08 декабря 2007 г. в городе Москва, Председателем Международного общества месхетинских турок “Ватан” был избран Таштан Асланов (на снимке),

и именно он, с 08 декабря 2007 года, имеет право называться Председателем общества “Ватан” и, как законно избранный Председатель, обладает всеми полномочиями по представлению турок-месхетинцев во всех странах и международных организациях.
Все другие лица, исходя из вышеизложенной информации, являются самозванцами и не имеют права выступать или совершать какие-либо действия от имени всех месхетинских турок.
Говоря о личности господина С. Барбакадзе, то следует особо отметить, что, благодаря именно его деструктивной и единоличной политике соглашательства и подыгрывания грузинской стороне, турки-месхетинцы получили в результате Закон «с серьезными препятствиями разного плана » и с ограничениями, «заложенными в правовых актах». Т.е турки-месхетинцы получили Закон не способствующий, а препятствующий репатриации на историческую Родину.
С уважением,
Ч. Нейман-Заде,
Баку
В подтверждение написанного прилагаю ниже материалы 5-го съезда Международного общества месхетинских турок “Ватан”, который был проведен 08 декабря 2007 г. в городе Москва:
РЕЗОЛЮЦИЯ
5-го съезда Международного общества месхетинских турок “Ватан”
1. Закон Грузии “О репатриации лиц, насильственно переселенных бывшим СССР из Грузинской ССР в 40-х годах XX века”, одобренный Парламентом Грузии и 27 июля подписанный Президентом Грузии, не является исполнением обязательств Грузии принятых в 1999 году при вступлении в Совет Европы. Закон не создает никаких условий для репатриации насильственно переселенных лиц. Закон содержит ограничительные и дискриминационные положения и в целом направлен против возвращения депортированного народа на родину. Принятый закон противоречит смыслу принятых Грузией в 1999 году обязательств о репатриации месхетинских турок как возвращения депортированного народа на Родину.
2. Обратиться в Совет Европы, к Президенту, Парламенту и общественности Грузии с разъяснением позиции общества “Ватан” в отношении закона и с подтверждением нашей неизменной и безоговорочной преданности Родине, грузинской государственности, ее целостности и процветанию.
3. Все решения собрания членов общества “Ватан”, проведенного 17 октября 2007 г. в г. Тбилиси, объявленного ими очередным съездом общества “Ватан”, являются неправомочными ввиду грубейших нарушений Устава общества “Ватан”. Собрание было проведено с откровенной фальсификацией и обманом участников собрания. Принятые собранием решения откровенно противоречат целям и задачам Устава общества, перечеркивают достижения общества “Ватан”, не имеют никакого отношения к 60-летним усилиям и чаяниям нашего народа и не могут иметь законной или моральной силы для членов общества “Ватан”.
Одобрено 5-м съездом Международного общества месхетинских турок “Ватан” от 8 декабря 2007 г., г. Москва.
ПРОТОКОЛ№2
Очередного 5 съезда Международного общества месхетинских турок
«Ватан»
Москва, 8 декабря 2007 г. Присутствовало 75 человек. Место проведения – Конференцзал Гостиницы “Милан” по адресу: Улица Шепиловская № 28А
В том числе: делегатов – 38
Председатель собрания – Т.Асланов
Секретарь – И.Гугжаев
Работу съезда освещали две телекомпании Грузии – “Рустави-2″ и “МЗИ”, репортер газеты “Vatan Yolunda”
Повестка дня:
1. Отчет о проделанной обществом “Ватан” работе за период с 25 октября 2003 г. по 25 октября 2007 г. (доклад председателя С.Барбакадзе)
2. Информация о заседании членов Совета 3 ноября 2007 г. (Я.Кадыров)
3. Ситуация в обществе “Ватан” и в регионах проживания месхетинских турок в связи с принятием закона Грузии о репатриации.
4. Выборы нового состава Совета общества.
В связи с отсутствием председателя общества С.Барбакадзе, который был заблаговременно информирован о проведении съезда, с информацией выступил 1-й заместитель председателя Я.Кадыров.
Я.Кадыров. Уважаемые делегаты и гости съезда! На очередной 5-й съезд избрано 43 делегата, присутствуют 38, или более 2/3 делегатов. Имеется соответствующий кворум. Съезд правомочен начать свою работу. Кто за открытие съезда, прошу голосовать. Проголосовали единогласно.
Выступил председатель общества “Ватан” по Ростовской области А.Безгинов и предложил избрать Президиум в составе из 6 человек: 1.Т.М.Асланов, 2. Я.Ю.Кадыров, З. Т.А.Турсунов, 4. А.А.Ахильгов, 5.Ибраим Кибир оглу, 6. Э.Кудусов. Проголосовали единогласно.
Для ведения съезда нужно избрать председателя и секретаря. Предлагаю избрать председателем съезда Т.Асланова, секретарем И.Гугжаева. Проголосовали единогласно.
Для подсчета голосов предлагаю избрать счетную комиссию съезда из трех человек персонально: 1. У.Хозраванидзе, 2. З.Байсалов, 3. Х.Кахраманов. Проголосовали единогласно.
Избранный председатель собрания – Т.Асланов
Т.Асланов предложил почтить минутой молчания память ушедших из жизни Анвара Одобашева, Юсуфа Сарварова, Рассадина Расулова, Яшара Мусаева, Сарвала Сейфатова, которые верой и правдой служили своему народу. После чего, поблагодарив всех, выразил надежду, что делегаты примут активное участие в работе съезда.
В связи с тем, что в г. Тбилиси 17 октября 2007 г. в нарушение Устава общества “Ватан” было проведено собрание, председательствующий предоставил слово для разъяснения ситуации 1-му заместителю председателя Яшару Кадырову:
Яшар Кадыров. Во-первых, всем делегатам съезда огромное спасибо за то, что вы, несмотря ни на что, бросив свои дела, не слушая уговоров тех, кто хотел бы бойкотировать и сорвать наше мероприятие, приехали на съезд. Значит, вам, делегатам съезда небезразлична судьба народа и ситуация внутри самого общества.
Мне бы хотелось назвать наш съезд чрезвычайным, поскольку он проходит в обстановке чрезвычайной ситуации, которую создал господин Сулейман Барбакадзе своими неправомерными и необдуманными действиями.
17 октября 2007 г. в г. Тбилиси проходила встреча представителей Совета Европы по рассмотрению закона Грузии о репатриации. На встречу были приглашены представители месхетинских турок. После окончания встречи Барбакадзе неожиданно попросил остаться своих соотечественников и объявил, что нужно провести немедленно 5-й очередной съезд МОМТ “Ватан”. Участники конференции были в недоумении, объясняя, что, прежде чем проводить съезд, следует, согласно Уставу, наметить подготовительные мероприятия, провести заседание членов Совета. А также, соответственно, провести общие собрания в регионах по избранию делегатов на съезд. Прибывшие из Республики Турция ахалцихские турки (4 человека) в знак протеста покинули зал заседания. Однако Барбакадзе настоял на своем. В итоге был проведено собрание, которое впоследствии переименовали в «так называемый 5-й съезд МОМТ “Ватан”. На собрании, так неожиданно превратившемся в съезд, присутствовало всего 16 человек. Все остальные указанные в протоколе отсутствовали и на тот момент находились у себя дома. Так, в протоколе съезда в Тбилиси числится 43 человека, фактически присутствовало 16, остальные просто были приписаны. Список присутствующих:
От России- 6 чел. (в протоколе 12):
Н.Давришев от республики Калмыкии, Назим Шоазимов, Исрафил Джавахов от Ростовской области, Адыль Алиев и Тимур Турсунов от Ставропольского края, Сулейман Барбакадзе от Москвы;
от Казахстана – 2 чел. (в протоколе 8): В.Ахмедов и Г.Алисултанов ;
от Азербайджана – 5 чел. (в протоколе 14): И.Бурханов, К.Беридзе, П.Ашрафов, А.Рагимов, А.Аллазов;
от Украины 2 чел.: М.Расулов, Назиров;
от Республики Турция – делегация в знак протеста покинула зал заседания;
от Грузии – 1 чел. (в протоколе 6): Исо Молидзе;
от Краснодарского края – никого (в протоколе 2 чел.);
от Узбекистана, Киргизии- никого, хотя в протоколах тоже числятся по одному человеку.
Не были приглашены представители общества “Ватан” республик РФ: Кабардино-Балкарии, Северной Осетии, Чечни, Ингушетии, Калмыкии;
областей РФ: Волгоградской, Белгородской, Астраханской, Воронежской, Смоленской, Орловской, Курской; Краснодарского края.
Всего в протокол были внесены 27 человек, которых в Тбилиси на этот момент не было и не могло быть, в связи с тем, что они не пересекали грузинскую границу. Это подтвердили участники так называемого съезда Т.А.Турсунов и М.Р.Расулов.
В связи с этим 3 ноября в Москве было экстренно созвано заседание членов Совета, на котором было принято решение:
1. Проведенный 17 октября 2007 года в городе Тбилиси съезд считать недействительным и незаконным.
2. Провести в г. Москве 8 декабря 2007 года 5-й съезд МОМТ “Ватан”. Для этого создать оргкомитет в составе 4-х человек:
председатель оргкомитета – Я.Кадыров; члены: М. З.Фахратов, И.Гугжаев, Ж.Алиев.
Дано задание членам Совета – в течение месяца провести в регионах общие собрания по избранию делегатов на 5-й съезд.
Вот почему мы сегодня с вами здесь.
Теперь я хочу сказать несколько слов по поводу принятого закона. Честно признаться, Грузия всегда была против нашего возвращения, но не оттого, что этого не хотел народ Грузии, а потому что некоторые нерадивые руководители страны думали, что мы – угроза безопасности Грузии. Но времена меняются. И Грузии пришлось принять обязательство вернуть депортированный народ на историческую родину.
Естественно, принятый под давлением Совета Европы закон о репатриации никогда не будет отвечать нашим требованиям и не будет эталоном демократического общества.
И потому сами грузинские политики, трезво смотрящие на вещи, назвали его законом о невозвращении, а по образному выражению одного из грузинских депутатов, «филькиной грамотой, в которой ничего не написано”. С нашей стороны, как общества, защищающего интересы собственного народа, надо было сделать лишь одно – твердо стоять на своих позициях. Но этого не произошло. Не случилось, потому что общества как такового у нас с приходом Барбакадзе не стало. Ему была дана полная свобода действий. И он действовал от имени народа в единственном числе, соглашаясь на все условия предъявляемые грузинской стороной. Вот такая соглашательская политика, пренебрежение и игнорирование мнения народа и привели к тому, что мы имеем на сегодня. За 4 года ни разу не собирался ни Совет, ни Правление. Не было и речи о каком-то плане работ. Что могло противопоставить грузинскому государству разрозненное, разваливающееся общество? Но то, что имеет начало, имеет и конец. Приходит время, когда справедливость должна восторжествовать. Я думаю, в истории нашего движения останутся все, кто имел отношение к обществу. Только под каким именем? Это зависит только от нас самих, уважаемые мои соотечественники.
Александр Осипов, Правозащитный центр “Мемориал”, Москва.
Закон Грузии о репатриации был принят якобы во исполнение обязательств, взятых Грузией перед Советом Европы в 1999 году, при вступлении в эту организацию, относительно репатриации месхетинцев. Грузия согласилась с тем, что в течение двух лет после присоединения к Совету Европы она примет закон о репатриации и в течение 12 лет (то есть к 2001 г.) его завершит. Однако принятие закона не означает, что эти обещания выполняются, – закон не создает никаких условий для переселения месхетинцев в Грузию. Закон был принят скоропостижно и не имеет никаких положительных сторон. Я не вижу, чтобы в этом законе прозвучало слово «реабилитация», и определено, какие конкретные народы подлежат репатриации. Каков статус репатрианта, какие у него права и обязанности. Конечно, закон несовершенен.
Работа над проектами закона о репатриации с перерывами велась в Грузии с 1999 года. Все проекты были нацелены на то, чтобы создать для желающих переехать в страну как можно больше бюрократических препятствий, при этом дать властям страны полную свободу усмотрения буквально во всех вопросах и возложить на грузинское государство как можно меньше обязательств. В принятом законе эти идеи выражены наиболее полно и последовательно. Не помогло участие международных организаций. Совет Европы обеспечивал юридические консультации и при поддержке миссии ОБСЕ в Тбилиси жестко критиковал ограничительные и дискриминационные положения законопроектов. Проект закона, разработанный в 2006 году в правительственной комиссии по репатриации, комментировали и критиковали также представители неправительственных организаций. Однако все рекомендации были проигнорированы самым демонстративным и вызывающим образом. Закон устанавливает лишь общую схему присвоения статуса “репатрианта”, при этом не определяя содержания этого статуса и прав репатриантов. Закон вообще ни слова не говорит о каких-либо правовых и социальных обязательствах грузинского государства перед этими людьми. При этом получение статуса репатрианта максимально затруднено, обставлено множеством искусственных препятствий. Что важнее – государству дана полная свобода усмотрения в том, принимать или не принимать заявления от претендентов, присваивать или не присваивать статус. Хуже того, уже присвоенный статус, как следует из пунктов «г», и «д» ч.2 ст. 10 закона, может быть аннулирован под произвольным предлогом. Как следует из ч.5 ст.7 и ч.З ст.8, решения властей не подлежат обжалованию в судебном порядке. Людям предлагают принять решение, определяющее всю их дальнейшую жизнь, при почти полном отсутствии необходимой информации и в очень сжатые сроки – в течение 2008 года. Цель установления именно такой схемы очевидна – сократить число заявителей и создать возможность для произвольных отказов. То есть, в сущности, принят закон о невозвращении месхетинцев в Грузию. Иного не приходилось ожидать. Собственно, не было и нет никаких оснований всерьез воспринимать обязательства Грузии о возвращении месхетинских турок.
ImageФуад Пепинов (на снимке). Мы – такой народ, что не создали общественной организации, которая могла бы формулировать, анализировать, защищать свои интересы. Вышел закон о репатриации, но его никто не читал, не интересовался, что положительного или отрицательного он может дать месхетинским туркам. Общество “Ватан” – это очень плохая организация, его позиция зависит от одного человека – председателя. Достижение нашего народа – то, что при вступлении Грузии в Совет Европы она взяла обязательство принять закон о репатриации депортированного народа в ноябре 1944 г. из Месхетии. После 1999 г. было разработано 4 или 5 законопроектов, но их всегда заворачивали по причине недемократичности его сути. Но не благодаря усилиям общества “Ватан” , а выступлениям международных экспертов и правозащитников, которые возмущались очевидным безобразием. Мы проснулись слишком поздно, поезд уже ушел. Больше у нас никогда не будет таких шансов, а мы их проморгали, мы предали чаяния своего народа. Нас интересует только, кто будет следующим председателем международного общества месхетинских турок “Ватан”. А то, что после кончины Юсуфа Сарварова были безоговорочно сданы все позиции и достижения общества, в том числе и уставные положения, никого в обществе не интересовало, а может, и не понимали, что творили. И в Совете Европы, и в Комиссии по национальным меньшинствам при ООН откровенно объясняли, что очень сочувствуют нашему положению и готовы максимально нам помочь, но они также очень заинтересованы в стабильности Грузии и им тоже очень сочувствуют. И потому очень заинтересованы в согласии между Грузией и депортированным народом и компромиссе сторон. Но никакой стороны у депортированного народа не оказалось. У депортированного народа не оказалось общества, с которым власти Грузии могли бы обсуждать согласие или компромиссы. Была безоговорочная сдача всех позиций, было безоговорочное согласие со стороны месхетинских турок на все условия, сформулированные грузинскими властями. Эта ситуация сравнима с трагедией 1956 г., когда наш народ обманным путем заставили оставаться в местах ссылки.
Позиция властей Грузии в отношении нашей проблемы неконструктивна. Общественность Грузии при всей любви к нам всегда была настроена против нас в результате тюркофобии советских времен. Это надо понимать. Не важно сейчас, кто тут виноват, видно, их так воспитали в советское время. Сейчас в Грузии появились новые проблемы, которые мы не можем не учитывать. Это проблемы Абхазии, Осетии, которые придется решать. И проблема возвращения на родину изгнанных оттуда грузин будет похожей на нашу ситуацию. Гузинам тоже будет трудно, и потому универсальный закон возвращения незаконно изгнанных нужен для всех. Тем не менее, нас изображают как угрозу Грузии. Они представляют нас как угрозу целостности и безопасности Грузии. Говорят, что мы мусульмане, и со временем захотим с землей отойти к Турции. И теперь хотят закрыть вопрос репатриации при помощи этого закона и таким образом решить нашу проблему. Это заблуждение, потому что все останется, как было в течение 60 лет. А значит, проблема по-прежнему будет. Грузинская сторона заблуждается в том, что, делая вид, что проблема решается, можно ее решить. Я говорю, мы никогда никому не были угрозой. И сейчас я абсолютно уверен, что реальное наше возвращение на родину могло быть стабилизирующим фактором для грузинской государственности и экономики.
А.Ахильгов, президент Фонда депортированных народов.
Дорогие братья! С вашей общественной организацией “Ватан” мы тесно работаем с 1991 года. Мы неоднократно проводили совместные круглые столы по вопросу возвращения турок-месхетинцев на историческую родину. При нашей помощи Министерство по делам национальностей Российской Федерации выделило деньги для создания документального телефильма в 1993 году, а в 1994 году при нашей финансовой помощи была издана книга «Турки-месхетинцы. Долгий путь к реабилитации».
С 1997 года мы, совместно с покойным председателем общества “Ватан” Юсуфом Сарваровым, неоднократно выезжали в Швейцарию на конференции, проводимые УВКБ ООН, МОМ и ОБСЕ, где обсуждались проблемы депортированных народов в странах СНГ. Особенное внимание мы уделяли проблемам проживания месхетинских турок в Краснодарском крае. Несколько раз обращались в посольства зарубежных стран, в том числе Грузии, по возвращению на родину месхетинских турок. Не случайно при вступлении Грузии в Совет Европы в 1999 году перед Правительством Грузии был поставлен вопрос о принятии закона о реабилитации турок-месхетинцев в течение двух лет. Но прошло 8 лет, пока, наконец, парламент Грузии принял закон о возвращении турок-месхетинцев, правда, в этом законе турки почему-то стали месхами. Конечно, по этому закону трудно придется простому человеку, который захочет вернуться на родину, об этом подробно рассказал в своем выступлении Александр Осипов. Нам всем необходимо срочно обратиться во все правозащитные международные организации, чтобы изменить ряд статей закона. Я верю, что Правительство и Парламент Грузии пересмотрит принятый закон по упрощенному варианту, и турки-месхетинцы смогут в ближайшее время вернуться на свою историческую родину в Месхетию , где похоронены их предки.
М.Фахратов. Господин Барбакадзе сделал то, что никто из нас не сделал: очень много отрицательного. Когда после съезда мы все собрались вместе, Барбакадзе сказал, – “Давайте засучим рукава и будем работать вместе”. Он засучил рукава и работал один. А что он делал, неизвестно. Но в итоге мы получили такой закон, по которому нам будет почти невозможно поселиться в Грузии. Я хочу одного, чтобы прошли демократические выборы, чтобы те, кого мы сейчас изберем, действительно несли ответственность за свой народ. И люди могли бы спросить, а что вы сделали, чтобы улучшить судьбу народа?
Мы все испытали огромное горе двух депортаций. Но мы верим, что руководство Грузии, Парламент повернутся к нам лицом и решат, наконец, нашу проблему. Считаю работу Сулеймана Барбакадзе на посту председателя неудовлетворительной.
После развала СССР, после ферганских событий народ остался у разбитого корыта. Молодежь перестала учиться, на поверхность вышли проблемы пенсий, паспортизации, прописки. У родственников не было возможности посещать друг друга. Вспомните высылку 1944 года, когда наш народ оставил свои дома, имущество. Оставили на грузинской земле. Ферганские события – очередные потери, включая и человеческие. Наши старшие воевали за Советский Союз, проливали кровь за свою малую родину, и что получили? Абсолютно ничего, нас разлучили с родными очагами. Грузия много теряет в нашем лице, мы нужны Грузии. Ведь наш народ, где бы ни жил, работает с утра до вечера. Мы трудолюбивы, законопослушны. О какой демократии можно говорить, если 63 года мы не можем вернуться домой. Никто нас не понимает, и в первую очередь Грузия. Я повторяю, мы нужны Грузии. Мы сделаем Грузию цветущим краем, как превратили Мирзачуль – пустыню Узбекистана в Гюлистан, что в переводе на русский означает «цветущий сад».
А.Безгинов, председатель Общества месхетинских турок “Ватан” по Ростовской области.
Очень жаль, что мы сегодня, вместо того, чтобы радоваться принятому Грузией закону, находимся в растерянности: по такому закону очень сложно будет вернуться на родину. Во-первых, ограничение сроков подачи заявлений одним годом. В статьях закона очень много не проясненных моментов. Если следовать статьям закона, вряд ли кто из нас сможет вернуться. Это и усложненная процедура подачи заявлений на статус репатрианта, и оформление документов на грузинском языке, и отказ Грузии от всяких моральных и материальных обязательств в отношении нашего народа. Что же касается работы МОМТ “Ватан” за отчетный период, в части, касающейся председателя, скажу откровенно, он ни разу не собрал Правление и Совет общества, работа общества не планировалась. Все четыре года я постоянно просил его приехать в Ростовскую область на встречу с народом. Мои просьбы Барбакадзе игнорировал, даже после выхода закона по репатриации. Считаю работу Барбакадзе на посту председателя неудовлетворительной.
Садин Аййылдыз, первый секретарь Посольства Турции в РФ.
Посольство Турции признает тот легитимный орган, который избирается всенародно, признается как Советом общества “Ватан”, так и месхетинскими турками в Российской Федерации и за рубежом. Мы помогали, и будем помогать в решении данной проблемы. Президент и Правительство Турции при встречах с руководством Грузии всегда ставит данную проблему на рассмотрение. В решении данного вопроса заинтересована не только Турция, но, думаю, и все страны, и Совет Европы в том числе. Так как просматриваются нарушения международных норм по правам человека, я уверен, и сама Грузия заинтересована в решении данного вопроса. Хочу вас заверить, что данный вопрос рано или поздно должен разрешиться.
Хамид-бей, Федерация Ахалцихских турок, Турция.
Мы были в Тбилиси на конференции, в которой принимали участие представители Совета Европы, по обсуждению проблемы репатриации. Когда С.Барбакадзе объявил о так называемом съезде, мы в знак протеста покинули зал, потому что всего присутствовали 16 человек, причем не делегатов, а приглашенных. Сегодня здесь мы видим, что, действительно, от имени народа приехали делегаты, которых избрал народ. Съезд проходит представительно и демократично.
Марат Расулов, председатель Всеукраинского общества месхетинских турок “Ватан”.
Да, я был участником съезда в Тбилиси и подтверждаю, что многие, указанные как присутствующие в протоколе съезда, просто отсутствовали. Мы, конечно, были удивлены, когда объявили, что состоится съезд. Многие находившиеся там выразили свое несогласие, а делегация из Турции даже покинула зал заседания. Когда я звонил из дома по поводу приглашения в Тбилиси и разговаривал с Исо Молидзе, на мой вопрос, что предстоит в Тбилиси, он ответил: “приезжай, по повестке дня предстоит решить много вопросов”. Ну, а насчет съезда не было ни слова. Что же касается конференции по рассмотрению закона о репатриации, скажу, многие из нас, которые были ее участниками, выразили свой протест по данному закону.
Ж.Алиев, председатель Общества месхетинских турок г. Москвы и Московской области.
Я приветствую всех делегатов съезда, которые приехали сюда. Значит, они сочувствуют людям, болеют за свой народ, им небезразлична его судьба. Честно сказать, я не ожидал такой бурной реакции от нашего народа. Мне лично ничего не надо. Но я, будучи сыном этого народа, не хотел бы, чтобы у Международного общества месхетинских турок “Ватан” были лидеры типа Барбакадзе. Потому что, прежде чем стать лидером, тебя должен знать народ. А его никто не знает. Я хочу сказать несколько слов о законе по репатриации. Все вы знаете, что законом не предусматривается реабилитация нашего народа, то есть, с нас не снимается вина, которую придумали Сталин и Берия, чтоб выслать наших отцов и дедов. Законом также не предусматривается возвращение именно в те регионы, откуда был выслан наш народ, то есть в свои родные села. В законе не говорится о фактически высланных народах -турках, курдах и хемшилах. Там идет речь о каких-то обезличенных «лицах», под которые можно подвести любого, но только не турка. Закон ограничивает срок подачи заявлений одним годом. Кроме того, предпочтение при присвоении статуса репатрианта отдается тому, кто знает грузинский язык. И еще кандидат на получение статуса репатрианта должен пройти собеседование, и, не дай Бог, если он скажет, что он турок. Ему сразу укажут рукой в сторону Турции, и на этом собеседование закончится. Так вот, я хотел бы спросить у Барбакадзе, если бы он был здесь: когда вы бывали на многочисленных сессиях Совета Европы, конференциях, семинарах в Грузии, почему вы никогда не предъявляли ваше несогласие хотя бы по вышеуказанным пунктам закона, которые для нас неприемлемы.
Ведь должность председателя существует для того, чтобы выражать волю и требования народа. Вместо этого вы, наоборот, 12 июля 2006 года, когда проходила экспертиза законопроекта в Совете Европе, будучи в составе делегации Грузии вместе с Исо Молидзе, дали добро законопроекту.
Когда вы подписывались под этим документом, от имени кого вы подписывались? От имени нашего народа или как государственный советник министра Грузии по урегулированию конфликтов?
Мне могут возразить, что, помимо закона, можно самому поехать в Грузию и купить за свои деньги дом в любом районе, в любом селе. Да, можно, что уже сделали Барбакадзе, Бурханов. Но сколько таких Барбакадзе, Бурхановых? Наберется, пусть 100, 200 семей. А остальные, которые не имеют такой возможности, что им делать? Неужели не понятно, что это всего-навсего приманка для народа, отбирание у него последних денег? А теперь – по поводу съезда. Я лично хочу, чтобы съезд прошел согласно уставу, и выборы были бы демократическими. Вместо того, чтобы, как председатель общества, активно участвовать в выборах, Барбакадзе бойкотировал съезд. Для начала он, без решения Совета и проведения в регионах собраний по выборам делегатов, провел в Тбилиси 17 октября незаконный съезд. Его выбрали несколько человек, в основном граждане Азербайджана и Казахстана, больше половины которых не присутствовали на съезде. Может ли человек, который не хочет встречи с собственным народом, быть лидером народа? Если он прав, пришел бы и объяснил делегатам свою точку зрения. Считаю работу С. Барбакадзе на посту председателя общества неудовлетворительной.
И.Гугжаев, председатель Общества месхетинских турок “Ватан” республики Северной Осетии – Алании.
Какой сегодня вырабатывается закон о репатриации? Для нас он является весьма туманным и предельно загадочным и требует серьезной доработки. Один из самых неприемлемых пунктов этого закона – репатриация нашего народа по всей территории Грузии. Хочу довести до сведения отдельных политиков Грузии, что народ был депортирован в 1944 году не со всей территории Грузии, а именно из Месхетии и небольшой части Джавахетии, и у него есть конкретное имя. Это неоспоримый факт, и народ должен вернуться именно в эти районы и селения, откуда был депортирован. Сегодня существует реальная возможность переселиться в 84 селения, которые пустуют. Репатриацию надо начинать именно с этих пустующих сел. Репатриация нашего народа по всей территории Грузии может породить недовольство среди местного населения – азербайджанцев, армян, греков и даже самих грузин, что абсолютно недопустимо и нежелательно. Наш народ на это не согласится, и никто туда не поедет. Это будет означать полный постатейный провал данного закона о репатриации, что должно осознать политическое руководство Грузии.
Закон о репатриации не должен приниматься без закона о реабилитации. В этом нарушается последовательность издания законов, и, соответственно, нарушаются права турок-месхетинцев. Почему все это не было замечено Советом Европы? Будто бы у Совета Европы нет юристов-международников! Нужно прекратить всякого рода давление со стороны Грузии на этническое самосознание народа. Для того чтобы определить национальность человека, достаточно только спросить у него. Тут главное – собственное мнение каждого, а не заполнение бланков заявлений, издаваемых в типографии под давлением и диктовку отдельных политиков, что и делалось раньше. Репатриацию народа надо начинать с Ахалцихского региона, компактно в пустующие 84 селения. Репатриация народа должна начаться прежде всего с территории соседних с Грузией государств – Азербайджана и Турции. А с других территорий бывшего СССР она пока нецелесообразна, трудно осуществима политически и экономически.
Репатриация должна осуществляться под эгидой Совета Европы и ООН, с государственной гарантией, без каких-либо нарушений прав и свобод нашего дважды репрессированного народа. Своим возвращением домой, а именно в Ахалцихский регион, мы не ущемляем ничьих прав и, тем более, государственных интересов Грузии. Особенно нужно отметить старание Совета Европы, который не стремится решить наш вопрос в нашу пользу. Тут достаточно сослаться на Постановление ” О выселении”, и все станет на свои места. Вышеизложенные пункты я предлагаю включить в резолюцию съезда и от имени делегатов адресовать письмо с соответствующими подписями к руководителям следующих инстанций: Совета Европы, ООН; президентам и правительствам Грузии, России, Азербайджана, Турции, США. Надо усиленно работать со всеми общественными партиями и движениями республики Грузия, не держать себя отдаленно от общественных организаций. Надо укреплять наше единство. Поверьте, иллюзии, непомерные амбиции, карьеризм, излишний популизм и двоевластие нигде никогда и никому не принесли и не принесут положительных результатов.
Муртаза Ходжа оглу, председатель Общества Ахалцихских турок г. Бурсы (Турция).
Я хочу сказать несколько слов по поводу проведенного в Тбилиси съезда. Мы прибыли в г. Тбилиси по приглашению для участия на конференции, где обсуждался принятый закон о репатриации нашего народа. После окончания конференции неожиданно для всех нас С. Барбакадзе объявил, что будет проведен 5-й очередной съезд МОМТ “Ватан”. В знак протеста наша делегация покинула зал заседания. Считаю для себя этот съезд незаконным. Несмотря на это Барбакадзе включил всех нас в общий список участников съезда. Мы категорически с ним не согласны. Сегодня по приглашению оргкомитета мы прибыли на этот съезд и видим абсолютно другую картину с участием всех делегатов от регионов, со своими представителями.
Ибрахим Кибир оглы, председатель Общества ахалцихских турок Конья (Турция).
Я тоже был в городе Тбилиси на конференции по обсуждению закона о репатриации. Что касается съезда, проведенного в Тбилиси, я абсолютно согласен с предыдущим оратором. Съезд был незаконным и недействительным.
Ампашулин Бекташ, председатель Общества месхетинских турок “Ватан” Кабардино-Балкарии.
Многие тут говорили об отрицательной работе председателя С. Барбакадзе. Да, мы тоже у себя в Кабардино- Балкарии ни разу не видели господина Барбакадзе. 4 года я не мог дозвониться ему по телефону. И поэтому, о какой совместной работе может идти речь, о какой солидарности с народом? Мы сегодня должны избирать председателя из трех кандидатов. Народ не знает их программы, не знает, с чем и как они будут работать. Не получится ли так, что после того, как мы их изберем, они будут работать так же пассивно. Поэтому я предлагаю, пусть кандидаты в течение 2-3 месяцев организуют встречи с народом, на которых объясняют свою программу, свою позицию. А после этого мы вновь соберемся и будем голосовать за того или иного кандидата. По-моему, так будет лучше.
Шахзаде Асланов, Воронежская область.
Люди, проживающие в регионах, за эти 4 года в лицо не видели председателя С.Барбакадзе, поэтому доверие к обществу “Ватан” стремительно падает. Члены Совета общества “Ватан” во главе с председателем должны быть в гуще народа, постоянно интересоваться проблемами, возникающими на местах. Мы живем одними слухами. Я бы хотел, чтобы вновь избранный председатель учел наши замечания и работал в тесном сотрудничестве с народом.
Д.А.Турсунов, председатель Совета Старейшин, Ставропольский край.
Обращаюсь к первому заместителю председателя, так как председатель общества С. Барбакадзе отсутствует. Раньше мы работали дружно и сплоченно, а сейчас не знаем, чем занимается руководство общества “Ватан”. Присоединяюсь к ранее прозвучавшим высказываниям соотечественников о проходившем в Тбилиси съезде, так как сам присутствовал. Я бы очень хотел, чтобы вновь избранный состав работал более эффективно, в тесном контакте с народом. Мы уже постарели, а вам, молодым, передаем эстафету. Я думаю, вы доведете решение проблемы до логического завершения, чтобы наш народ жил и процветал на родной земле.
Председательствующий, Т.Асланов, объявляет о проведении выборов председателя, членов Совета, контрольно-ревизионной комиссии и Правления Международного общества месхетинских турок. Предложено выдвигать кандидатуры.
А.Безгинов предлагает следующие кандидатуры на пост председателя:
1.Кадыров Я.Ю.
2.Фахратов М.А.
З.Асланов Т.М.
Выступающий добавил, что если бы председатель С. Барбакадзе присутствовал на съезде, его кандидатура тоже была бы внесена.
Б.Ампашулин предложил каждому из кандидатов вкратце рассказать свою биографию.
Кандидаты излагают автобиографии.
Ж.Алиев предлагает провести тайное голосование по кандидатурам.
Розданы бюллетени для тайного голосования с указанием фамилий трех кандидатов.
По окончании голосования счетная комиссия из трех человек при наблюдателях А.Ахильгове и И.Гугжаеве вскрыла урну с бюллетенями.
Результаты подсчета голосов :
1 .За Кадырова Я. проголосовали 13 чел.
2.3а Фахратова М. проголосовали 3 чел.
3.3а Асланова Т. – проголосовали 19 чел.
Воздержавшихся нет, против всех – 3 чел.
Председатель счетной комиссии объявил результаты голосования и поздравил Т.Асланова с избранием его на пост председателя Совета общества.
Т.Асланов поблагодарил делегатов за оказанное ему доверие и огласил имена своих двух заместителей:
I-й заместитель председателя Я.Кадыров; заместитель М.Фахратов.
Избрание членов Совета Международного общества месхетинских турок “Ватан”.
Предложено избрать в члены Совета от каждого региона следующих членов общества:
1. Т.Асланов, Воронежская область
2. Я.Кадыров, Кабардино-Балкария
3. М.Фахратов, Москва
4. А.Безгинов, Ростовская область
5. Ф.Пепинов, Москва
6. И.Асланов, Ростовская область
7. Б.Арсланов, Калмыкия
8. К.Алиев, Ставропольский край
9. Т.А.Турсунов, Ставропольский край
10. И.Гугжаев, Республика Северная Осетия – Алания
11. З.Давришев, Смоленская область
12. Ж.Алиев, Москва
13. Т.Бадиров, Белгородская область
13. Б.Сейфатов, Астраханская область.
14. К.Ишихова, Московская область
15. А.Расулов, Украина
16. Ревазашвили, Краснодар
17. К.Хашимов, Ростовская область
18. Эртан Топчу, Турция
За кандидатов в члены Совета проголосовали единогласно.
По вопросу избрания председателя ревизионной комиссии выступил И.Гугжаев с предложением кандидатуры Ж.Латчинова, г. Москва. Проголосовали «за» единогласно.
Ж.Латчинов. К первому первому заседанию Совета я предоставлю список кандидатур в члены контрольно-ревизионной комиссии.
Председательствующий предложил назначить главным редактором Я.Кадырова.
Поступило предложение избрать Правление общества “Ватан”. Были предложены следующие кандидатуры (5 человек):
1. Т.Асланов
2. Я.Кадыров
3. М.Фахратов
4. Ф.Пепинов
5. Ж.Алиев
Состав Правления утвержден единогласно.
На съезде был выработан, оглашен и принят за осн

Chingiz Neyman-Zade
vatan_baku@hotmail.com
Bölüm: Haberle
Кто ко мне с мечом придет, тот от него и погибнет...
User avatar
ATILA
...
 
Posts: 2889
Joined: 11 Feb 2009, 08:56
Location: KAZAHISTAN / ALMATY

Re: Новости - Haberler

Postby ATILA » 21 Aug 2010, 16:28

VATAN Cemiyeti'nden Açıklama
20 Ağustos 2010 Cuma 23:42
Image


Uluslararası Ahıska Türkleri VATAN Cemiyeti'nin -8 Aralık 2007 tarihinde Moskova'da delegelerin katılımıyla düzenlenen- 5. Kongresinde VATAN Cemiyeti başkanlığına delegelerin iradesi ile Taştan ASLANOV seçilmiştir. Dolayısıyla 8 Aralık 2007 tarihi itibari ile yasal olarak seçilmiş olan VATAN Cemiyeti'nin meşru başkanı sayın Taştan ASLANOV'dur ve Uluslararası arenada Ahıska Türklerini temsil etme yetkisine sahiptir.

Yukarıdaki bilgiler temelinde aksini iddia eden diğer kişiler sahtekardır ve -tüm Ahıska Türkleri adına- hiçbir söz hakkı veya herhangi bir eylem gerçekleştirme yetkisine sahip değildir.

Süleyman Barbakadze kişiliğinden bahsedecek olursak altını çizmek gerekir ki onun yıkıcı ve tek adam politikası sayesinde Gürcistan'da çıkan geri dönüş yasasının Ahıskalıların Vatana dönüşü için elverişli olması yerine ciddi engel ve kısıtlamalar içermektedir.


Saygılarımla,
Çingiz Neyman-Zade,
Bakü
Кто ко мне с мечом придет, тот от него и погибнет...
User avatar
ATILA
...
 
Posts: 2889
Joined: 11 Feb 2009, 08:56
Location: KAZAHISTAN / ALMATY

Re: Новости - Haberler

Postby aladdin » 22 Aug 2010, 00:19

VATAN partisine tebrikler ve güc dilegiyle
Saygılar sunarız
Kazakistan daki
Ahıska Kadınlar Birliği Başkanı
Gülperi KASANOVA
Image
User avatar
aladdin
''Türk Kulübü'' Kurucusu
''Türk Kulübü'' Kurucusu|''Türk Kulübü'' Kurucusu|''Türk Kulübü'' Kurucusu
 
Posts: 1231
Joined: 12 Feb 2009, 15:10

Re: Новости - Haberler

Postby ATILA » 22 Aug 2010, 13:18

Ahıska Türkleri "EVET" Diyor
22 Ağustos 2010 Pazar 13:32
Image
Orta Asya'dan göç eden Türk boylarından olan AHISKA TÜRKLERİ, 12 Eylül'de yapılacak Referandumda ülkemizin geleceği, çocuklarımızın selameti için “EVET” oyu kullanacaklarını açıkladılar.

Geçtiğimiz günlerde teravih namazından sonra özel idare işhanındaki dernek binasında AK Parti Hatay Milletvekili Abdulhadi KAHYA ve İlçe Başkanı Ali METO’yla beraber kalabalık bir yönetim kurulunu kabul eden AHISKA TÜRKLERİ Dernek Başkanı Kemal AVCI konuşmasında şunları söyledi:


“Bizim atalarımız Moskof zulmü altında yıllarca inim inim inlediler. Şimdi de cunta anayasasının baskısı altında zulüm görmek istemiyoruz. Ülkemizin önünün açılması Lider Ülke TÜRKİYE sloganıyla bütün üyelerimizle canla, başla çalışarak yüksek bir oy oranıyla “EVET” diyeceğiz” dedi.

Bu arada yönetim kurulu üyelerinden Haci Mehmet Yalçın, Hayrettin Uygun ve Fuat Ahıskalı’yla beraber dernek üyelerinin tamamı, bu bir siyasi seçim değil, hukukun, adaletin ve özgürlüğün oylanmasıdır. Açıkça “EVET” diyeceğiz dediler.

Ahıska Türklerinin bu açık tavrından dolayı oldukça memnun olan Milletvekili Abdulhadi KAHYA, “Ortadoğu'da, Balkanlar'da, Kafkaslar'da güçlü ve istikrarlı ekonomisiyle LİDER ÜLKE olan TÜRKİYE’nin, yüksek bir “EVET” Referandumuyla şaha kalkacağını huzur, güven ve barışın teminatı olarak, bölgemiz insanına kucak açacağını” söyledi.

Yıllardır mağdur, mazlum ve maznun olanların gerçek hürriyet ve demokrasiye kavuşacaklarını belirten KAHYA ”12 Eylül’e kadar durmak yok, yola devam edeceğiz ve inşallah çifte bayram yapacağız” dedi.

Kaynak : Kırıkhan Ekpres
Кто ко мне с мечом придет, тот от него и погибнет...
User avatar
ATILA
...
 
Posts: 2889
Joined: 11 Feb 2009, 08:56
Location: KAZAHISTAN / ALMATY

Postby Mussa » 22 Aug 2010, 13:42

Her bir vatanini ve milletini seven turkten Evet oyu cikmalidi ! Hayir oyu kullananar gozleri ya Turkiyeyi parcalamak yada parcalamak istiyenlerin ellerinde oyuncak olmuslar!
User avatar
Mussa
Супермодератор
Супермодератор|Супермодератор|Супермодератор
 
Posts: 2473
Joined: 22 Jun 2009, 22:46
Location: Kazakistan Almata

Re: Новости - Haberler

Postby ATILA » 25 Aug 2010, 14:53

Ahıska Türk-Amerikan Kültür Merkezi'nin Faaliyetleri
24 Ağustos 2010 Salı 21:44 Nilüfer DEVRİŞOVA tarafından yazıldı.

Ahıskalı kardeşlerimizin ABD’ye göç hikayesi 1989’da yaşanan Fergana faciasıyla başlamıştır. 1989’da yaşanan Fergana olaylarından sonra Rusya Federasyonu'nun Krasnodar Bölgesine göç etmek zorunda kalan Ahıskalılar, tarım ve hayvancılıkla uğraşarak son derece ilkel koşullarda hayatlarını sürdürdüler. Vatandaşlık haklarından yararlandırılmayan, oturma ve çalışma izinleri verilmeyen, sağlık ve eğitim hizmetlerinden yoksun bırakılan ve etnik ayrımcılığa tabi tutulan Ahıskalı kardeşlerimiz gönüllü olmak üzere ABD’ye göç ettirildiler.

Image
Image
Image

Anavatanlarına dönmek yerine birkez daha yollara düşen Ahıskalılar,Krasnodardaki yaşam şartlarının ağırlığının yanı sıra maruz kaldıkları insanlık dışı uygulamaların dayanılmazlığı karşısında başka çıkış yolu bulamayarak ABD’ye göç etmek zorunda kaldılar.Bu “Zorunlu Göç”,Ahıska Türklerinin yaşadığı üçüncü sürgünü oldu.Böylece Ahıskalıların Amerika serüveni de başlamış oldu.

Image

Uluslararasi Göç Teşkilatı (UGT) vasıtasıyla 15 bine yakın Ahıska Türkü ABD’ye getirtildi.Bugün ABD’nin yaklaşık 33 Eyaletinde yaşayan Ahıska Türkleri son derece güzel şartlarda yaşamaktadırlar.Bunların en çoğu Ohio Eyaletinin Dayton şehrinde yaşamaktadır.Dayton’da bugün yaklaşık 250 aile yaşamakta,bunların sayısı da günden güne artmaktadır.Dayton’da Ahıskalıların çoğalan sayısı,güçleşen birlikleri Amerikada Ahıska adını duyurmakta ve geçmişte yaşanan acıları unutturmakta.Bu kardeşlerimiz ABD’nin sağladığı bütün imkanklardan yararlanmaktalar.Gençlerimizin Amerikan okullarında ve kolejlerinde eğitim görmeleri,herkesin kolaylıkla sağlık hizmetlerinden yararlanabilmeleri,her sektörde çalışabilmeleri ve sosyal hayatta aktif bir şekilde iştirak ederek geleneklerini,göreneklerini, kültürlerini ve Türkiyeyi tanıtabilmeleri bütün Ahıskalılar adına sevindirici ve gurur verici bir durumdur.

Image

Dayton’da yaşayan Ahıskalı kardeşlerimizin sorunlarıyla daha da yakından ilgilenmek için,toplum arasında birlik ve dayanışmayı arttırtmak, Türk-Amerikan toplumunun ABD’deki diğer topluluklarla olan ilişkilerini geliştirme,gençlerimizi eğitime teşvik etmek ve milletimize daha güzel yaşam şartları sağlamak için şehirde güçlü bir Kültür Merkezi bulunmaktadır.Ocak ayında faaliyete başlayan Kültür Merkezi hazırladığı birçok kültür ve dayanışma programlarıyla ve Ahıskalılar adına yapmakta olduğu birçok çalışmalarıyla 8 ay içerisinde büyük bir başarıya imza attı.Haziran ayında ilkini düzenlediği 1. Geleneksel Ahıska Türk Amerikan Öğrenciler ve Gençler Dayanışma Günleri programında T.C Büyükelçisini,Chikago Başkonsolosunu, birçok üstdüzey yerel ve ulusal yetkiliyi ve Türkiyeden gelen çok değerli misafirleri Ahıska Türkleriyle buluşturdu.

Ocak ayında yapılan Başkanlık seçimlerinde,İslam Şahbandarov demokratik usulle seçimleri kazanarak Başkan oldu. İslam Şahbandarov, elde ettiği başarılarıyla Ahıska Türk Kültür Merkezini en iyi şekilde temsil etmekte ve Ahıskalıların sorunlarını gerekli makamlara ulaştırmakta.Şahbandarov,kısa süre içerisinde Dayton Belediyesine başvurarak Ahıskalıların bütün ihtiyaçlarını karşılayan Kültür Merkezi binası temin etmiştir.
Image
Bugün maalesef Daytonda yaşayan milletimiz arasında bölücülük söz konusudur. İnsanların birleşmek istememesi,ayrımcılık yapmaları milletimiz adına olumsuz gelişmedir.Bu nedenle kurulan Kültür Merkezi ve yapılan çalışmalar milletimizin birleşmesi ve refahı içindir.İnsanlar arasındaki kin ve öfkeyi dayanışma ve birlikle yok etmek gerekiyor.Kültür Merkezi,yaptığı çalışmalarıyla milletimizi birleştirmek için çaba göstermektedir.

Kültür Merkezi Binası

Ahıska Türk Kültür Merkezi binası,ofisiyle beraber toplantı odalarından, kütüphaneden, istirahat salonundan,camiden,eğlence programlarının yapıldığı salondan ve küçük sınıflardan oluşmaktadır.Kültür Merkezi kütüphanesinde İngilizce ve Türkçe olmak üzere diniy ve Ahıska Türklerinin tarihiyle ilgili kitaplar bulunmaktadır.İstirahat odasının içerisinde bulunan kütüphanemizin kitaplarından her okur sever kardeşimiz yararlanabilmekte.Dernek camisinde ise Cuma Namazları kılınmakta,gençlerimiz Kur’an kursları almakta,Ramazan ayında Teravih namazları kılınıyor.Aynı zamanda da Ahıskalılar bu sene İftarlarını Kültür Merkezinde yapıyorlar.Aynı şekilde Merkezde,yönetim kurulu ve gençler için toplantı odaları ve çeşitli kursların verilmesi planlanan sınıf bulunmakta.Hazırlanan her türlü eğlence ve kültürel programları da Derneğin eğlence salonunda yapılmakta.Ahıskalıların her türlü sosyal ihtiyaçlarını karşılayan Kültür Merkezi binasının hizmetlerinden herkes kolaylıkla yararlanabilmekte.



Yapılmakta Olan Önemli Çalışmalar

Ahıska Türk Kültür Merkezi tarafından yeni çalışmaların yapılması ve projelerin üretilmesinin yanında, burada yaşayan Ahıskalılar için son derece önem arz eden iki önemli çalışma yapılmakta.Bunlardan birincisi Ahıska Türklerine ait mezarlık satın alma çalışması ve diğeri de büyük bir spor salonu temin etme çalışmalarıdır.Dayton”da Müslüman mezarlığın bulunmaması Ahıskalı kardeşlerimiz açısından endişe verici bir durumdur.Bu nedenle İslam Şahbandarov başta olmak üzere Dernek yönetimi bu konuda önemli çalışmalar yapmakta.Dayton Belediye Başkanıyla ve Şehir Menajeriyle yapılan toplantılardan olumlu sonuç alınmış durumda.En kısa zamanda da Ahıskalılar için Müslüman mezarlık temin edilmesi beklenmekte. Aynı zamanda gençlerin okul sonrası vakitlerini geçirebilmeleri ve spor kulüpleri kurarak daha da aktif olabilmeleri için spor salonu temin etme çalışmaları başlamıştır.Temin edilmesi öngörülen spor salonu, gençlerin yararlanmasının yanında hanımlar ve beyler de boş vakitlerinde yararlanabilecekler.



8 Ay İçerisinde Yapılan Kültür ve Dayanışma Programları

1. Dayton Ahıska Türk Kültür Mekezinden gençler, New Yorkta düzenlenen “Ahıska Gecesi”programına katılmıştır.Programa katılan dans grubumuz Ahıska yöresine ait muhteşem dans gösterileri sunmuştur.Ayrıca gençlerimzin şarkılar söylemesi ve kültürümüzü sahnede canlandırmaları seyirciler tarafından büyük ilgiye sahne oldu.



2. Wright Devlet Üniversitesi tarafından hazırlanan “Uluslararası Şenlik Günleri”programına Ahıska Türk Gençleri de katılmıştır.Birçok farklı milletten davetlilerin katıldığı programda gençlerimiz muhteşem dans performansı sağlayarak Ahıska kültürünü tanıtmıştır.

3. Dayton Kongre Merkezi tarfından hazırlanan “Uluslararası Festival Günleri“programına katılan Ahıska Türk Gençleri,hazırladıkları çeşitli programlarla Ahıska Kültürünü yabancı milletlere tanıtmıştır.Programda edilen Ahıska danslarının,söylenilen şarkiların ve sahnede yapılan gösterilerin yanı sıra zengin Ahıska mutfağı da tanıtıldı.Katılımcıların büyük ilgi gösterdiği programda davetlilere Ahıska mutfağından geleneksel Türk yemekleri sunuldu.

4. Kadınlar Komitesi tarafından 8 Mart programı düzenlendi.Kadınların bir araya gelerek dayanışmasını sağlayan programa ilgi yoğundu.

5. Nisan ayında Kültür Merkezinde Kutlu Doğum haftası kutlandı.Düzenlenen programda miniklerin ilahiler söylemesi izleyiciler tarafından büyük ilgi gördü.Programda ayrıca toplu dualar edildi.

6. Milletimiz arasında dayanışmayı sağlayan bir diğer önemli faaliyet’te Mayıs ayında düzenlenen piknik programı oldu. Derneğimiz tarafından hazırlanan programa katılım yoğundu.Daytonda yaşayan Ahıskalıların yanı sıra diğer eyatlerden de hemşehrilerimizin katılımıyla program büyük bir şölene dönüştü



7. Ohio Eyaleti Dayton şehri, Ahıska Türk-Amerikan Derneği ve Ahıska Türk-Amerikan Öğrenciler ve Gençler kulübü tarafından 19-20 Haziran tarihleri arasında, 1. Geleneksel Ahıska Türk Amerikan Öğrenciler ve Gençler Dayanışma Günleri programı düzenlendi. Türk-Amerikan toplumunun ABD’deki diğer topluluklarla olan ilişkilerini geliştirme, toplumlar arası bir köprü oluşturma ve Ahıska Türk Gençliğini daha çok Üniversite eğitimine teşvik etme amacı ile düzenlenen program başarılı geçti.

İki gün süren programda, spor müsabakalarından bilgi yarışmasına, kültürden eğlenceye kadar birçok farklı etkinlikler düzenlendi. ABD’de Ahıskalı Gençlere yönelik yapılan ilk program olmasına rağmen çok sayıda Resmi Yetkilinin katılması, Ahıska Türklerine verilen önemi ve değeri bir kez daha gözler önüne serdi. Saygıdeğer Büyükelçi, Başkonsolos, yerel ve ulusal yetkililerin ve çok değerli uzaklardan gelen misafirlerin programa katılmaları Ahıska Türklerini çok mutlu etmekle beraber gururlandırdı.

Bunun gibi yine gençlere ve Daytonda yaşayan Ahıskalılara yönelik kültür ve dayanışma programları hazırlanmakta.Unutulmamalıdır ki bu tür programlar milletimiz arasında özellikle de gençlerimiz arasında dayanışma ve birliği güçlendirmektedir.İnsanların birbirini görmesi, tanıması,kültürümüzü güçlendirmesi hiç kuşkusuz ki milletimiz adına olumlu gelişmedir.

Not:Yazımızın önümüzdeki sayısında Dernek Başkanı İslam Şahbandarov’la yapılan yeni çalışmalarla ve üretilen projelerle ilgili söyleşimiz yayınlanacaktır.

Nilüfer DEVRİŞOVA-ABD
Кто ко мне с мечом придет, тот от него и погибнет...
User avatar
ATILA
...
 
Posts: 2889
Joined: 11 Feb 2009, 08:56
Location: KAZAHISTAN / ALMATY

Re: Новости - Haberler

Postby ATILA » 28 Aug 2010, 15:32

Türkiye, Kırgızistan'da yaşayan Ahıska Türklerinin yarasını sardı
27 Ağustos 2010 Cuma 20:44


Türkiye, Türk İşbirliği ve Kalkınma Ajansı (TİKA) aracılığı ile Kırgızistan'da yaşanan olaylar sırasında zarar gören Ahıskalıların evlerini yeniden inşaa etti. Kırgızistan'da nisan ayında yaşanan halk devriminin ardından başkent Bişkek yakınlarında bulunan Mayevka köyünde bir grubun saldırısına maruz kalan Ahıskalıların evleri yanmıştı.

TİKA'nın desteği ile yeniden onarılan evler sahiplerine teslim edildi. Mayevka köyünde düzenlenen anahtar teslim törenine Türkiye Cumhuriyeti Bişkek Büyükelçisi Nejat Akçal, TİKA Bişkek Koordinatörü Dr. Tayfun Atmaca, Kırgızistan Türkiye Manas Üniversitesi (KTMU) Rektör vekili Prof. Dr. Sebahattin Balcı, Ahıskalılar Derneği Başkanı Murafeddin Sakimov, Sebat Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı Orhan İnandı ve çok sayıda yerli vatandaş katıldı.


Açılış konuşmasını yapan Büyükelçi Nejat Akçal, "Olay sonrasındaki üzüntü yüklü yüzleriniz bugün gülüyor" . diyerek sözlerine başladı. Türkiye'nin bölgenin yaralarını sarmaya he zaman hazır olduğunu ifade eden Akçal , "Sıkıntıları hafifletmek ve güzel günleri arttırmak esas hedefimizdir" dedi.

Ahıskalılar Deneği Başkanı Sakimov, 19 Nisan'da yaşanan acılı olaylardan sonra Türkiye'yi hep yanlarında bulduklarının altını çizdi. Yakılan ve yıkılan evlerini onararak kendilerine teslim eden TİKA'ye teşekkür eden Sakimov, bir daha o günlerin yaşanmaması temennisinde bulundu.

TİKA Koordinatörü Atmaca da konuşmasında , "Dünyanın neresinde bir Ahıska Türkü varsa onun sıkıntısı için Türkiye Cumhuriyeti yanındadır" ifadesini kullandı. Atmaca, Mayevka köyünde 5 evin yeniden yapıldığını 15 evin ise genel onarım ve tadilatı gerçekleştirildiğini ifade etti.

Anahtar teslim töreninde konuşan KTMÜ Rektör Vekili Balcı ve Sebat Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı İnandı, eğitimin önemine değinerek, kardeşlik, barış ve huzurun önemine vurgu yaptı.

Kırgızistan'da 7 Nisan'da yaşanan devrim hareketinden sonra saldırgan bir grup Bişkek yakınlarında bulunan Mayevka köyünde evleri yakmıştı. Bu olaydan köy sakini Ahıskalılar da zarar görmüştü. Resmi verilere göre olayda çıkan karşılıklı çatışma esnasında 5 kişi hayatını kaybetti.

Kaynak: Zaman
Кто ко мне с мечом придет, тот от него и погибнет...
User avatar
ATILA
...
 
Posts: 2889
Joined: 11 Feb 2009, 08:56
Location: KAZAHISTAN / ALMATY

Re: Новости - Haberler

Postby ATILA » 29 Aug 2010, 17:47

VATAN MÜCADELESİ
29 Ağustos 2010 |


Ahıska şehri

Değerli Ahıska Press yöneticileri,

Fransa’da Hürriyet Gazetesi Temsilciliği görevini sürdüren eski bir Ahıskalıyım. (Yaniş Posof Cilvana köyündenim. Dedelerimiz Azğur’dan gelmiş) Aynı zamanda Ziyatdin bey ile çalışmaktayız. DATÜB’ün de 2 yıllığına Avrupa Konseyi sorumluluğunu almış bulunmaktayım.

Ekte gönderdiğim makalelerin Ahıska Press’te yayımlanmasında fayda mülahaza görüyorum.

Avrupa Konseyi i,le ilgili ne isterseniz size de yardımcı olmaya hazırım.

Sizleri yürekten kutluyor tüm çalışmalarınızda başarılar diliyorum

Burhan ÖZKOŞAR

Tel: + 33 661 52 61 61

E-Mail: burhanozkosar@aol.com



Vatana dönüş fırsatı

1944 sürgününden beri vatana dönüş yolunda verilen mücadeleler zamanla kesintiye uğrasa da birçok defa önemli fırsatlar ele geçmiştir. Bunların değerlendirilip değerlendirilmediği tartışmasını bir kenara bırakarak, şimdi elimize geçen önemli bu yeni fırsatın nasıl değerlendirilmesi konusuna ışık tutalım.

Kim ne derse desin ortada kesin bir doğru var. O da; Sovyetlerin dağılmasından sonra Gürcistan yönünü batıya çevirerek Avrupa ile sıkı ilişkiler geliştirdi. Avrupa ülkeleri ise demokratikleşme yönünde adım atan bu ülkelere destek olması bakımından merkezi Fransa’nın Strasbourg kentinde bulunan, Avrupa Konseyi’ne üyeliğe kabul etti. Gürcistan’nın üyelik süreci tam 3 yıl sürdü. 1996 yılında başvuran Gürcistan’ı 1999 yılında üyeliğe kabul ederek birde ön şart koştu. Bu ön koşul Mesket (Ahıska) Türkleri’nin haklarının geri iade edilmesi idi. İmzaları atan ve taahhüt altına giren Gürcistan bu konuda 2005 yılına kadar deyim yerindeyse kılını kıpırdatmadı. Ta ki Avrupa Konseyi Parlamenterleri gidip Rusya’da, Ahıska Türkleri’nin ağır yaşam koşullarını rapor edip Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Genel Kuruluna (AKPM) sununcaya kadar.

Avrupa Konseyi’nden gelen baskılara dayanamayıp harekete geçen Gürcistan somut adımlar atarak eksikleriyle dolu da olsa bizim ihtiyaçlarımıza cevap vermese de en azından bir yasa çıkardı. Bu yasanın uygulanmaya geçmesi ve yasanın içeriğini yönetmenliklerle Ahıska Türkleri lehine çevirme fırsatı şimdi bizim elimize geçmiştir.

25 Ocak 2010 tarihinde ilk defa bir Türk Parlamenter Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) başkanlığına seçilmiştir. Antalya Milletvekilimiz Mevlüt Çavuşoğlu bu konuda daha önceden de önemli çalışmaları olmuştu. Bu bizim için önemli bir şanstır. Büyük bir fırsattır. Çavuşoğlu 2 yıl bu görevde kalacaktır. Zaman kaybetmeden değerlendirme yoluna gitmeliyiz.

En azından Türkçe, Fransızca ve İngilizce olarak içimizden geçenleri mantıki olarak yazıp aşağıda vereceğim adrese gönderebiliriz.

İkinci bir fırsat ise yine Avrupa Konseyi’nin karar organı olan Bakanlar Komitesi’ne Kasım 2010 tarihinden itibaren dönem başkanlığı Türkiye’ye geçiyor. Dolayısıyla önümüzdeki kısa dönemi çok iyi değerlendirmemiz ve bu süreyi iyi kullanmamız gerekiyor.

Vatan, Ahıskalı derneklerin ortak mücadelesidir

Türkiye’de ve dışarıda Ahıskalılar’ın bulunduğu tüm bölgelerde faaliyetlerini sürdüren derneklerin yöneticileri önümüzdeki bu zamanı iyi değerlendirmeleri gerekiyor. Çünkü bu konu tüm Ahıskalıların ortak mücadele alanıdır.

Konunun önemini dile getiren yazılar ve raporlar hazırlanarak ilgili makamlara arz edilmesi gerekiyor. Sürekli aynı dili konuştuğumuz hatta sorunlarımızla her ortamda ilgilenmek zorunda olan bu yöneticilerimizle iletişim içinde olunması zorunludur. Her ağızdan ayrı bir ses çıkmamalıdır. Sırf bu konuda oluşturulacak bir delegasyonla çalışmaları hızlı bir şekilde yürütülmesi gerekir.

Senede 4 defa toplanan Avrupa Konseyi parlamenterler Meclisi dönemlerinde Strasbourg’ta muhakkak bir Ahıskalı delegasyon bulunmalıdır. Bu konuda atılacak adımların takibi ve işlerin hızlandırılması açısından son derece önemlidir.

AKPM’yi dilekçe yağmuruna tutalım

1944 senesinde elimizden zorla alınan bu hakların geri alınması için boş konuşmaktansa artık herkes bireysel olarak, dernekler de sivil toplum temsilcileri ve kurumsal olarak harekete geçmelidir. Bu konuda Üniversitede öğrenci olarak bulunan Ahıskalılar ve önemli meslek sahipleri yani kısacası eli kalem tutan mürekkep yalamış Ahıskalılar konuyu anlatan özet halinde yazacakları dilekçeleri (Türkçe, Fransızca ve İngilizce) yani bu üç dilden hangisinde yazarsak yazalım önemli değildir. Önemli olan derdimizi anlatacak 2 satır yazıdır. Göreceksiniz bu çok ses getirecektir. Önümüzdeki toplantılar için oluşturulacak konuyla ilgili delegasyonumuza da önemli katkıları olacaktır.

Yazılacak dilekçeleri Postadan iadeli taahhütlü olarak şu adrese gönderelim:

Monsieur ÇAVUŞOĞLU Mevlüt

Président de l’Assemblée Parlementaire

du Conseil de l’Europe

Avenue de l’Europe

67075 STRASBOURG-Cedex

F R A N C E
Кто ко мне с мечом придет, тот от него и погибнет...
User avatar
ATILA
...
 
Posts: 2889
Joined: 11 Feb 2009, 08:56
Location: KAZAHISTAN / ALMATY

Re: Новости - Haberler

Postby ATILA » 30 Aug 2010, 16:53

Azerbaycan İzlenimlerim
30 Ağustos 2010 Pazartesi 12:59
Image
Değerli okuyucularım, bu yazın iznimin büyük bir kısmını doğum yerim Posof’taki köyüm olan Binbaşı Eminbey eski adıyla Cilvana’da geçirdim. Dolayısıyla sıkça Ahıska’ya geçme fırsatını da yakalamış oldum. O kadar sık geçtim ki gümrüklerdeki polis ve gümrükçülerle samimiyet derecesine varacak arkadaş olduk. Tek hoşnut olmayan Ahıskalılarla yakinen ilgilendiğim için Gürcü gizli servis elamanları ve Gürcü ırkçılarıydı ki bu konu ile ilgili yaşadıklarımı başka bir yazımda genişçe kaleme alarak siz değerli okuyucularımla paylaşacağım. Aynı zamanda orada yaşananları da bir rapor halinde Avrupa Konseyi ilgili mercilerine sunarak çözüm aramaları ricasında bulunacağım.


Bursa’da yaşayan kardeşime, Ahıska’da Azğur-Temlala köyünde yaşarken 1944 sürgününde Özbekistan’a oradan da 1989 Fergana olaylarından sonra Rusya ve son olarak da halen Azerbaycan’da Ağstafa’ya bağlı Pirili köyü ile Şemkir rayononuna bağlı Sarıtepe köyünde yaşayan akrabalarımızdan birini gelin olarak getirmiştik.

İlk olarak Azerbaycan’a gelin almaya 2006’nın Kasım ayında gitmiştim. Sarıtepe’de nişan ve kınayı yapıp gelini aldıktan sonra Bakü’ye geldiğimizde, bir gün kalıp Vatan Cemiyeti’ni ziyaret etmiştim. O zamana kadar adını sıkça duyduğum İbrahim (Burhanov) bey ile ilk defa yüz yüze geliyordum. Cemiyetin lokali çok kalabalıktı. O gün Azerbaycan’daki delegelerin toplantısı vardı. İki ay sonraki seçim için toplanmışlardı. Orada İbrahim bey ile söyleşiye geçmeden önce bir çok kişi ile tanışma fırsatım oldu. Cemiyet başkanlarından Bekir Mamoyev ile o asker bakışlı sert sözleriyle birkaç dakika sohbet ettim. Vatan konusunda biraz tarihçe yaptık. Hemen orada tanıştığım ve halen dostluğumuzu sürdürdüğüm Emniyet genel müdürlüğünde görevli trafikten sorumlu müdür Ali Ağaliyev ile uzunca sohbet etme imkanı bulmuştum. İbrahim Burhanov’un makamında İbrahim beyin yanlışlarını, doğrularını dostça yüzüne söylüyor ve 2 Aralık 2006’da yapılacak olan kurultayda aday olmaması ve sırayı gençlere bırakması gerektiğini vurguluyordu.

Onlar çıkıp yan odaya geçtiklerinde ben İbrahim bey ile kısa bir söyleşi yapmıştım. İbrahim beyin Ahıska vatan davasında konulara çok hakim ve bilgi birikiminin oldukça fazla olduğunu da şahit olmuştum. Kendisine bir kardeşi olarak tavsiyem şu olmuştu “Bu yoğun bilgi birikimlerinizi gençlere aktararak yerinize onları yetiştirmenizi ve bayrağı gençlere teslim ederek onlara tecrübelerinizle destek olmanızı beklerim” diyerek, içeriden birkaç da fotoğraf çekip oradan ayrılmıştık.

Ahıskalılar’daki vatan aşkı

Aradan 4 yıl geçtikten sonra tekrar Azerbaycan’a gitme nasip oldu. Çok detaylarına girmeden sadece Şemkir’in Sarıtepe köyünde yaşadığım bir anımı kısaca aktaracağım;

Bir akşamüstü Sarıtepe köyünde askerden dönen bir Ahıska gencine ailesi şenlik düzenlemişti. Bizi de davet ettiler yanımda akrabalarımdan biriyle gittim. Orada daha bir gün öncesinde tanıştığım öğretmen Alim bey vardı. Bizi çadırın arkasında özel misafirlerin ağırlandığı bir ağacın altına aldılar. Biliyorsunuz biz Ahıskalılar da misafir ağırlama geleneği en üst seviyededir. Orada hem aileden özellikle de askerin amcası tarafından hem de etrafımda toplanan Ahıskalı hemşerilerimden büyük ilgi gördüm.

İstanbul’dan gelen misafirler ve bazı değerli Ahıskalı dostlarımızla yemekten sonra vatan davasını konuşurken içeride eğlence çadırından ismim anons edildi. Mikrofonu uzatarak birkaç söz söylemem istendi. Yanıma asker gencimizi de çağırarak, vatan borcunu ifa etmiş bir asker için söylenmesi gerekenleri ifade ederken, birden yakın tarihimizin derinliklerine dalarak 1944 sürgünü aklıma geldi. 40 bine yakın Ahıskalı vatansever Sovyetler Birliği için cephede kahramanca çarpıştıktan sonra geri döndüklerinde ailelerinin yerlerinden, yurtlarından edilerek zorla sürülmüş olduklarını, günlerce arayarak ancak orta Asya steplerinde bulabildiler. İkinci bir örnek ise, Fergana faciasından sonra yedikleri ikinci bir sürgünde Azerbaycan’a gelenler kendilerini Ermeni-Azeri savaşının ortasında buldular. Gedebey bölgesinde üstün başarı göstermiş Ahıskalı Topçu İskender örneğini vererek Ahıskalıların vatan duygularının ne derece yüksek olduğunu ve vatanlarına ne kadar bağlılıklarını her gittikleri yerleri de kendilerine nasıl vatan yaparak canı pahasına savunduklarını anlattım. 1944 Sürgünü anlatınca burada elimizden alınan haklarımızın geri nasıl iade edileceğini ve hak aramanın yolunu da kısaca anlatırken Ankara’da kurulan ve kısa adı DATÜB olan Dünya Ahıska Türkleri Birliği’nden söz ettim.

Burhanov kurbanı oldum

Ben mikrofonda konuşurken çadırın arkasındakiler “Aha bir Burhanov daha çıktı, desene” diyerek benim oradaki çabalarım bir anda Burhanov önyargısıyla sonuçsuz kaldı.

Konuşmamızdan sonra çadırın arkasına gittiğimde fazla kimse kalmamış, kalanlardan da az önce bana karşı olan sıcak ilgi gitmiş birden ilgisiz ortam oluşmuştu. Bu duruma bir anlam veremedim, dolayısıyla da orada fazla oturamadım. Ayrılmak istedim, kalkıp arabanın yanına geldiğimizde çok az sayıda kişi bizi uğurladı. Yanımdaki akrabama birden oluşan bu soğuk ortamın sebebini sorunca da “Senin konuşmalarını hepimiz can kulağı ile dinledik. Ancak konuşmanın son bölümünde DATÜB’den bahsedince herkes seninde İbrahim Burhanov gibi yiyici olduğunu ve derneği tanıtırken para için burada olduğunu düşündüler” dedi. Artık geri dönemezdim, hemen orada kamara çekimi yapan ve önceden tanıdığım Bahtiyar’ı telefonla arattım. Hem ona hem de öğretmen Alim beye durumu açıklayarak şu sözü verdim. “Biz DATÜB olarak kesinlikle halktan bir kuruş para toplamayacağız. Herkes kendi imkanı ölçüsünde bu davaya el atacak. Hatta birisi çıkıp Azerbaycan’da DATÜB adına halktan bir kuruş toplamaya kalkarsa bana ve Genel Başkanımız Ziyatdin beye lütfen telefonla ulaşarak bildirsinler. Bu yüzden kesinlikle DATÜB ile geçmişte hata yapan dernek ve dernek yöneticilerini karıştırmasınlar” diyerek gerçek niyetimizi anlatmaya çalıştım. Bu olayda anladım ki biz ne kadar da kendi imkanlarımızla ve gönlümüzden geldiği üzere çalışma yürütsek de halk geçmişte o kadar sömürülmüş ki beyinlerindeki ön yargıları kırmamız uzun bir zaman alacak.

Burhanov’a kardeş tavsiyesi

Şimdi sadece bu olayı ele alacak olursak Azerbaycan’daki Ahısklılar’ın ne kadar derneklerden ve eski dernek yöneticilerinden nefret ettiklerini anlamak mümkün olacaktır. Şimdi ben yukarıda da anlattığım gibi İbrahim bey ve onun gibi vatan davasına uzun yıllarını veren değerlerin bilgi birikimlerine saygım sonsuzdur. Doğrusu İbrahim beyi tanıdığım kadar karşıtlarını tanımam, Azerbaycan’da da yaşamıyorum ki İbrahim beye karşı veya yandaş olayım. Fransa’da yaşayan eski bir Ahıskalı ve bu davaya kısa bir süre için kendisini adamış biri olarak, bu gibi olaylarda ancak tarafsız ve kendi objektifimden bakarım. Şimdi de yaşadığım ve gördüğüm Ahıska izlenimlerimden sonra değerli İbrahim beye naçizane bir kardeş tavsiyesi olarak şunu belirtmek isterim ki 10 Ekim 2010 tarihinde kararlaştırılan kurultayda aday olmamasıdır. Aday olmayacağı gibi herhangi bir adaya da destek olmasın. Birilerine kızarak, elini ve desteğini de bu davadan çekmesin, başkan seçilecek kim olursa olsun onun arkasında tecrübeleriyle dursun ki halkın gözündeki yıpranmış imajını tekrar geri kazansın. Her şeyden de önce vatan davasında mücadelesine her Ahıskalı gibi devam etsin. Umarım sayın Burhanov benim bu cümlelerimi yanlış değerlendirmez ve bana gönül koymaz. Çünkü benim bu yazıyı yazmamdaki asıl amacım birilerini kırıp incitmek değil, hele o kısır tartışmaların içinde yer almak hiç değil. Asıl amacım herkesin ortak vatan mücadelesinde birlik ve beraberliği sağlayarak tüm Dünyadaki Ahıskalılar olarak güç birliği elde ederek geçmişimizde halkımıza yapılan haksızlıkların dünyaya tanıtarak ellerimizden alınan hakların geri iadesini mümkün kılmaktır.
Кто ко мне с мечом придет, тот от него и погибнет...
User avatar
ATILA
...
 
Posts: 2889
Joined: 11 Feb 2009, 08:56
Location: KAZAHISTAN / ALMATY

Re: Новости - Haberler

Postby ATILA » 31 Aug 2010, 16:17

Ey Ahıskalı Genç!
31 Ağustos 2010 |

Öncülüğün, Müslüman ve Türk olduğunu, Tarihimize kara harflerle yazılan 14-16 Kasım 1944 sürgününü, Soğuk kış ayları kara vagonlardan atılan yetimlerimizi, aziz yavrularımızı, Orta Asya steplerinde soğuk, açlık ve hastalıkdan ölen Ahıskalı kardeşlerimizi, Sürgünde geçen 66 yıla rağmen, iman ve iffetiyle soyumuzu koruyan aziz annelerimizi, Vatan savunmasıdır diyerek savaşa gidip bir daha dönmeyen erlerini yıllarca namusuyla bekleyen aziz bacılarımızı, Kurşuna dizilen veya Sibiryalara sürülen aydınlarımızı, Yıllarca yılmadan ve cesaretle mücadele eden aziz büyüklerimizi, Aziz şehitlerimizi, Aziz milletimizi, dilimizi, dinimizi ve kültürümüzü unutmamaktır! Dünyanın dokuz ülkesine dağılmış bir halde yaşarken, hayatta kalmanın yegane yolu budur. Müslüman ve Türk olman senin hayattaki en değerli varlığındır… Gürcistan’a, Ahıska’ya veya Türkiye’ye dönüş için verdiğin mücadelen sırasında, seni bu değerli varlığından ayırmak isteyen iç ve dış rakiplerin olacaktır… Bir gün Gürcistan’a, Ahıska’ya veya Türkiye’ye dönmeye karar verirsen, içinde bulunduğun durum ve şartları bahane etmeyeceksin ! Çünkü, içinde bulunduğun durum ve şartlar elverişli olmayabilir… Gürcistan’a, Ahıska’ya veya Türkiye’ye dönmen, yıllarca çeşitli ülke ve güçler tarafından her türlü bahane ve sebepler gösterilerek engellenmiş olabilir… Senin, Gürcistan’a, Ahıska’ya veya Türkiye’ye dönmeni istemeyen rakipler, dünyada emsali olmayan büyük güçler olabilirler… Deden ve ninen, annen ve baban, ailen ve yakın akrabaların, Ahıskalı Türk Halkın, zorla ve acımasızca, Gürcistan’daki o aziz vatanından, Ahıska’dan 14-16 Kasım 1944 tarihlerinde acımasızca ve barbarca sürgün edilmiş olabilir ve yıllarca vatanından uzakta, sürgünde hayat mücadelesi vermiş ve binlerce şehit vermiş olabilir… Bütün bunların yanında Ahıskalı Türk Halkının önderleri, Gürcistan’a, Ahıska’ya veya Türkiye’ye dönmek için yıllarca büyük bir mücadele vermiş ve bu mücedele sonrası belli bir netice elde etmemiş olabilirler… Sürgün ve olaylar sonucunda Ahıskalı Türk Halkın çok zor durumda ve dünyanın dokuz ülkesine dağılmış bir halde ve çaresizce sürgün hayatını yaşıyor olabilir. Ey Ahıskalı Genç ! İşte, bu zor durum ve şartlara rağmen, senin en önemli vazifen; Gürcistan’a, Ahıska’ya anayurduna ve Türkiye’ye atayurduna dönmek ve vatan topraklarını savunarak asırlarca mücadele veren ve şehit düşen ecdadının ve büyüklerinin ruhunu şad etmektir… İhtiyacın olan güç, damarlarındaki o asil kanı dolaştıran ve seni yaşatan ve kalbinde yer alan Allah-ü tealaya (Celle Celalüh) ve onun Resulüne (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ve Ehl-i Sünnet Ve-l Cemaat İtikadına olan İmanındır.

MUHAMMET İZZETOĞLU.
Кто ко мне с мечом придет, тот от него и погибнет...
User avatar
ATILA
...
 
Posts: 2889
Joined: 11 Feb 2009, 08:56
Location: KAZAHISTAN / ALMATY

Re: Новости - Haberler

Postby ATILA » 02 Sep 2010, 17:13

Kırgızistan’da Ahıska Türkleri’nin evlerini yaptık
1 Eylül 2010 | Gönderen: Ramiz Meşedihasanlı
Image
mayevka köyü

Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı (TİKA), Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’in Mayevka köyünde, Ahıska Türklerine ait 5 evin temelden inşaatını, 15 evin de geniş kapsamlı tamirini tamamladı.

Kırgızistan’da 7 Nisan’da iktidarın devrilmesinin ardından Mayevka köyünün civarında Ahıska Türklerine ait arazileri 10 gün işgal altında tutan ve 19 Nisan günü Türklerin evlerine saldıran toprak işgalcileri, 5 evi ateşe vermiş ve 11 evi yağmalamış, bu olaylarda bir Ahıska Türkü hayatını kaybetmişti.
Image
Bişkek'in Mayevka köyünde

Olayların ardından Mayevka köyünü ziyaret eden Türkiye’nin Bişkek Büyükelçisi Nejat Akçal ile TİKA;nın Bişkek Koordinatörü Dr. Tayfun Atmaca, Türkiye’nin Ahıska Türklerinin evlerini yeniden inşa edeceğini belirtmişti.
Bişkek’teki bir Türk inşaat firmasına evleri yaptıran TİKA, 20 evi sahiplerine düzenlenen törenle teslim etti.
Türk Büyükelçisi Nejat Akçal, törende konuşurken, “olayların hemen ardından köye geldiğimde sizlerin üzüntülü yüzlerinizi görmüştüm. Olayların ardından dört ay geçti. TİKA tarafından hasar gören evler onarıldı. Türkiye esasen bu bölgede bunun için vardır. Sizlerin güler yüzünüzü görmek için buradayız. Bu beni çok mutlu ediyor” dedi.

Olayların ardından yaraların âcilen sarılması için büyük çaba gösterildiğini belirten TİKA Bişkek Koordinatörü
Image
yeni evler

Atmaca da, “Dünyanın neresinde bir Ahıska Türkü var ise, Türkiye Cumhuriyeti onun yanındadır” dedi.

Kırgızistan Türkiye Manas Üniversitesi (KTMÜ) Rektörü Prof. Dr. Sabahattin Balcı ise, kendisinin Ardahanlı olduğunu hatırlatarak, Ahıskalılarla hemşehri ve kardeş olduğunu belirtti.

Ahıskalıların çok çile çektiğini bildiğini belirten Balcı, Türkiye olarak, Kırgızistan’da olduğu gibi bütün Türk dünyasında barış ve beraberlik, sevgi ve kardeşlik, dostluk ve dayanışma duygularının gelişmesini ve aynı hedefe birlikte gitmeyi arzuladıklarını vurguladı.

Kırgızistan Ahıska Türkleri Derneği Başkanı Murafaddin Sakimov, Türkiye hükümetine, Ahıska Türklerinin evlerini yeniden onardığı, manevi ve maddi desteğini esirgemediği için teşekkür etti.

Türkiye’nin Ahıska Türklerinin yanında olduğunu, yakın hissettiklerini belirten Sakimov, yakılan ve yıkılan evlerini onararak kendilerine teslim eden TİKA’ya minnettar olduklarını, bir daha o günlerin yaşanmaması temennisinde bulundu.

Yeni evine kavuşan Binali Dursunov ise “Biz çok memnunuz. Halkımız zorluk görmedi. Bir buçuk ayda evlerimiz yeniden imar edildi. Biz bunu kısa sürede yapamazdık. Türkiye bize sahip çıktı. Evlerimizi yaptı. Allah sizden razı olsun. Komşularımız şaşırdı. Bir evin inşaatında 30-40 kişi çalıştı” diye konuştu.

Konuşmaların ardından Ahıska Türkleri Derneği tarafından Türkiye yetkilerine birer hediye verdi. Büyükelçi Akçal ile katılımcılar da yeni evleri gezdi.
Bölüm: Haberler | Anaht kelimeler: ahıska türkleri, Binali Dursunov, Kırgızistan'da Ahıska Türkleri'nin evlerini yaptık, Murafaddin Sakimov, Prof. Dr. Sabahattin Balcı, TİKA, TİKA;nın Bişkek Koordinatörü Dr. Tayfun Atmaca, Türkiye'nin Biş kek Büyükelçisi Nejat Akçal

---------------------------------------------------------------------------
Ahıskalıların onurlu vatan mücadelesi
1 Eylül 2010 | Gönderen: Ramiz Meşedihasanlı
Image
Molla Yusuf soldaki Burhan Özkoşar sağdaki

1944 yılında Kasım ayının 14’ünü 15’ine bağlayan gecede, iki saat içinde ellerinden malı mülkü silah zoruyla alınarak dönemin Sovyet diktatörü Stalin ve yardımcısı Beria tarafından gelen bir emirle vatanlarından sürülen Ahıska Türkleri yıllardır eşi benzeri görülmemiş bir onurla ve ellerindeki kıt kanaat imkanlarıyla vatana dönüş mücadelesi veriyorlar.

1944 yılından 1957 yılına kadar bulundukları yerlerden ayrılmaları dahi yasak olan sürgündeki Ahıskalılar, nihayet 1957 yılında Gürcistan haricinde Sovyetler Birliği sınırları içinde serbest dolaşma hakkını elde ederler. Gürcistan sınırlarına dahi yaklaştırılmayan Ahıska Türkleri, artık bu tarihten itibaren vatana dönüş mücadelesi başlatırlar.

Bunlardan biri de Abastuman köyünden daha 10 yaşındayken ailesiyle birlikte sürülen ve halk arasında Molla Yusuf adıyla tanınan Yusuf Behsetoğlu’dur. Molla Yusuf vatan topraklarına kavuşmayı kendisine büyük bir onur ve namus meselesi yapmıştır. Tüm hayatını bir gün vatana kavuşma hayalleri süslemiştir. Her fırsatta Ahıska’ya gelmeyi planlayan Molla Yusuf ilk olarak 1966 yılında Azerbaycan’da çalıştığı dönemde almış olduğu bir turistik gezi ödülünü Abastuman yakınındaki çermikte geçirmek istediğini söyleyerek muhtardan (Kolhoz Sediri) izin koparmıştır. Onun amacı turistik gezi değildir. Molla Yusuf’un kafasındaki asıl amacının vatanını görmek, suyunu içmek ve havasını kısa bir süre de olsa teneffüs etmektir. 1944 yılında sürüldüğü vatanına 22 yıl aradan sonra ilk defa 1966 yılında kavuşmuştur. Bu tarihten sonra artık her fırsatta vatana dönüş yolunda mücadelesini genişleterek sürdürmüştür.

Daha sonra 1987 yılında vatana dönmek için ancak 100 aileye devlet iznini almayı başaran Ahıska Türklerinden 5 aile de Abastuman’a gelecektir. Bunların başında yine Molla Yusuf vardır. Molla Yusuf göçü kervanı toplayıp Ahıska’da köyü olan Abastuman’a döner. Köyün üzerinde bir boş araziye çadırlar kurarlar. Devlet onlara tüm altyapı hizmetlerini de getirir. Ancak Gürcü ve Ermenilerden oluşan köydeki kadın ve çocukları bu toprakların gerçek sahipleri üzerine yürütürler. “Artık bu topraklar sizin değil çıkın geldiğiniz yerlere geri dönün” diyerek Molla Yusuf ve ailesini linç etmek isterler. Sovyet askeri gelerek onları güya korumaya alır ve geldikleri yere güvenli bir şekilde geri dönmelerini sağlarlar.

Molla Yusuf bıkmaz

Sovyetler dağıldıktan sonra aralıklarla yine gezi amacıyla vatan topraklarına gelir. Abastuman yakınlarındaki çermiklerde otellerde kalır, gündüzleri çermiğe girmek yerine Molla Yusuf köyü Abastuman’a giderek gezinir. Yıl 2005 olmuştur, yine bir gün köyde gezinirken birisi yanına yaklaşır, buralarda ne gezdiğini sorar. O da eğer satılık ev varsa almak istediğini söyler. Adam da kendi evini satmak ister.

5 bin dolarlık eve 12 bin dolar öder

Molla Yusuf Gürcü asıllı bu adamla birlikte giderek evini dolanır. Yıllardır özlemini çektiği vatana kavuşmanın vermiş olduğu umutla adamın istediği 12 bin doları verir evi satın alır. Halbuki o dönemde oradaki benzer evlerin değeri 5-6 bin dolar civarındadır. Köy halkı duysa da pek ciddiye almaz. Molla Yusuf tekrar döner ve evini göçünü toplar tüm ailesi ile birlikte yıllardır beklediği hayalini gerçekleştirme sevinciyle gelir ata dede topraklarına yerleşir. İşte o zaman Gürcüler bu halkın ciddi bir şekilde geri döneceklerini anlarlar. Yine engel olmak isterlerse de bu kez başarılı olmazlar artık iş işten çoktan geçmiştir. Yasal olarak Gürcistan devleti de Avrupa Konseyi’nin baskılarıyla bu insanları sahiplenmek zorunda kalmıştır.

Üç aile olarak geldikleri köyde 2008 yılının yaz ayında 7 haneye çıkmışlardır. Halen daha gelmek isteyenlerin olduğunu söylenmektedir.

Burhan ÖZKOŞAR

Tel: + 33 661 52 61 61

E-Mail: burhanozkosar@aol.com
Bölüm: Haberler | Anaht kelimeler: Ahıskalıların onurlu vatan mücadelesi, Burhan ÖZKOŞAR, Molla Yusuf, Yusuf Behsetoğlu
Кто ко мне с мечом придет, тот от него и погибнет...
User avatar
ATILA
...
 
Posts: 2889
Joined: 11 Feb 2009, 08:56
Location: KAZAHISTAN / ALMATY

Re: Новости - Haberler

Postby ATILA » 01 Oct 2010, 16:05

Ahıskalılar Vakfı’nın Yenibosna’da Toplu iftarı, İSTANBUL – 2010
30 Eylül 2010 | Gönderen: Ramiz Meşedihasanlı
Image
Ahıskalılar Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Sn. Mehmet OĞUZ, İstanbul-da yaşayan Ahıska Türk ailelerine 05.09.2010 Tarihinde, Yenibosna Huzur Kebap Salonun-da Toplu İftar Yemeği Verdi.
Ahıskalalır Vakfı her sene olduğu gibi bu senede İstanbul İlinin çeşitli ilçelerinde oturan Ahıska’lı Türk ailelerine Yenibosna Huzur Kebap Salonun’da Toplu iftar yemeği verdi. iftar yemeğinde söz alan Ahıskalılar Vakfı Başkanı Sn. Mehmet OĞUZ, İnşallah gelecekte’de bu gibi yemekler düzenleyerek Allah-ü tealla sizlerle bir araya gelmeyi nasip eylesin diye söyledi. Yemek sonunda Esenler ilçesinden iftara katılan Ahıskalı Aksakal Mustafa MURTAZAYEV Dedemiz söz aladı. http://www.ahiskalilarvakfi.com/haber_d ... aberID=100

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Ahıska türkünün qara taleyi
29 Eylül 2010 | Gönderen: Ramiz Meşedihasanlı
Image
Osmanlı ilə Rusiya arasında aparılan müharibələr Ahıska fəlakətinin başlanğıcı oldu. 1828-ci ilin aprel ayında Rusiya ilə Osmanlı arasında yeni müharibə başladı. Həmin ilin avqust ayının 1-də rus qoşunları çoxdan fəth etmək istədikləri Ahıska qalasına hücum edib, oranı tutdular. 1750-ci ildə inşa edilən və 25 min nəfər əhalisi olan şəhərin ələ keçirilməsi bu müharibənin rusların xeyrinə qurtarmasında həlledici rol oynadı. Ahıska uğrunda döyüşlərdə general Paskieviçin başçılıq etdiyi ruslar 62 zabit və 600-dək əsgər itirdilər. Ahıska türklərindən isə 6 min nəfərdən çox insan həlak oldu.

Bəlkə də yer üzündə Ahıska türkləri qədər məhrumiyyətlərə məruz qalan bir xalq tapmaq çətindir. Rusiyanın qanlı caynağını Qafqaza uzatmasından sonra onlar öz tarixlərinin ən faciəli günlərini yaşamağa başladılar. Dəfələrlə doğma yurdlarından didərgin salındılar, sürgünə göndərildilər, ancaq Vətən həsrətini, yurd yanğısını heç bir qüvvə onların ürəyindən silə bilmədi. Onlar bir vaxtlar zorla deportasiya olunduqları torpaqlarına qayıtmaq istəyirlər və bu yolda əzablı mübarizələrini davam etdirirlər.

Ahiska paşaliğinin süqutu və

Ərdahan müqavıləsının ağir nətıcələrı

Bir vaxtlar onlar Osmanlının himayəsi altında olan Ahıska və ona bitişik ərazilərdə əmin-amanlıq içində yaşayırdılar, amma sonra çarizmin işğalçılıq siyasətinin qurbanına çevrildilər. XIX əsrin iyirminci illərindən başlayaraq ruslar Ahıskaya gəlib çıxdılar. Osmanlı ilə Rusiya arasında aparılan müharibələr Ahıska fəlakətinin başlanğıcı oldu.1828-ci ilin aprel ayında Rusiya ilə Osmanlı arasında yeni müharibə başladı. Həmin ilin avqust ayının 1-də rus qoşunları çoxdan fəth etmək istədikləri Ahıska qalasına hücum edib, oranı tutdular. 1750-ci ildə inşa edilən və 25 min nəfər əhalisi olan şəhərin ələ keçirilməsi bu müharibənin rusların xeyrinə qurtarmasında həlledici rol oynadı. Ahıska uğrunda döyüşlərdə general Paskieviçin başçılıq etdiyi ruslar 62 zabit və 600-dək əsgər itirdilər. Ahıska türklərindən isə 6 min nəfərdən çox insan həlak oldu. Qalanı ələ keçirən ruslar əhaliyə dəhşətli divan tutdular. Vəhşiləşmiş əsgərlər onlarla qoca, qadın və körpəni məscidlərdə diri-diri yandırdılar. Ahskanın işğal edilməsindən az sonra – 1828-ci il, avqustun 28-də isə Ahıska Paşalığı süqut etdi…

1829-cu il, sentyabr ayının 14-də Rusiya ilə Osmanlı arasında imzalanan Ədirnə müqaviləsinə əsasən, Ahıska və Ahalkələk ruslara verildi. Qars və Ərdahan isə Osmanlıda qaldı.

1828-1829-cu illərdə Osmanlı ilə müharibədə rus ordusuna yardım etdiyi üçün ermənilər işğal edilən Ahıskaya köçürülməyə başladılar. Bu məqsədlə Ahıska türklərinin torpaqları hesab edilən Ahıska və Ahalkələk və onlara bitişik ərazilər seçilmişdi. 1830-cu ildə ermənilərin çox hissəsi türk düşməni olan general Paskeviçin təkidi ilə Ahalkələk ərazisinə yerləşdirilməyə başlandı. Ermənilər çar çinovniklərinin yardımı ilə ahıskalılara məxsus torpaqları zorla onların əllərindən alır, buna müqavimət göstərənləri isə yerindəcə güllələyirdilər. Nəticədə ermənilər ruslarla birgə 1828-1900-cü illər ərzində minlərlə ahıskalını məhv etdilər və ya onları sürgünə göndərtdilər. Ahıskalıların həyatında ən böyük faciələrdən biri də Birinci Dünya müharibəsi dövründə yaşandı.

1915-ci il, yanvar ayının 4-də Ərdahanı ələ keçirən kazak-Sibir alayını ermənilər pulla ələ alaraq onları ahıskalıların üzərinə göndərdilər. Ermənilərin də iştirak etdikləri bu əməliyyatda üç ay ərzində Qars və Ərdahanda 40 mindən çox Ahıska türkü qətlə yetirildi. F. Kırzıoğlu həmin hadisələrlə bağlı yazır ki, Bakıdakı İslam Cəmiyyəti Xeyriyyəsi Qafqaz Canişinindən icazə alaraq, “22 000 hərbzadə” qarslını ölümdən xilas etdi. Lakin erməni və rusların özbaşınalıqları davam etməkdə idi. Rus-erməni quldur dəstələri ahıskalılar yaşayan ərazilərə soxularaq əllərinə keçən bütün insanları kütləvi şəkildə məhv edirdilər. Heç yerdən yardım ala bilməyən dinc əhali isə qırğından xilas olmaq üçün Türkiyəyə köç etməyə başladı. Onların çoxu yolda aclıqdan və xəstəlikdən tələf olurdu. Bunu görən görkəmli ictimai xadim Ömər Faiq Nemanzadə öz soydaşları üçün 1916-cı ildən başlayaraq ianə toplamağa başladı.

Osmanli ordusu ermənı-rus vəhşılıyınə qarşi

1917-ci ilin oktyabrında Rusiyada bolşeviklərin hakimiyyətə gəlməsi ahıskalıların faciəsinin üstünə daha bir faciə gətirdi. Belə ki, bolşeviklər də erməni generalı Areşovla cani Andraniklə işbirliyinə girərək, “inqilab düşmənləri” bəhanəsi altında ahıskalılar yaşayan kəndlərə hücum edərək, oraları yerlə yeksan etməyə başladılar. Andranik və Areşovun əlaltıları olan yüzbaşı Aqanik Kantarçıyev və digərlərinin quldur dəstələri Qars və Ahıska bölgəsində 20 mindən artıq türkü vəhşicəsinə, qeyri-insani cəzalarla qətlə yetirdilər. Bu qırğınlar Türkiyədə də böyük əks-səda doğurdu. O dövrdə başı I Dünya müharibəsinə qarışan Osmanlı ordusu qardaşlarını xilas etmək üçün cəbhədən bəzi hərbi hissələrini çıxarmağa və onları ahıskalıların yardımına göndərməyə məcbur oldu. 1918-ci ilin fevral-aprel aylarında Osmanlı hərbi hissələri Qarsı, Ərzurumu, Sarıqamışı ruslardan və ermənilərdən xilas etdilər. Bu vəziyyətdən istifadə edən Ahıska türkləri rus-erməni quldur dəstələrinin onlara qarşı mütəmadi həyata keçirdikləri soyqırımı təhlükəsindən xilas olmaq üçün öz müstəqilliklərini elan etdilər. Onlar 1918-ci il, aprelin 13-də Türkiyəyə birləşmək haqqında Osmanlı padşahına müraciət etdilər…

“Mudros” sazışı daha bır zərbə oldu

1918-ci il, oktyabrın 30-da Türkiyə üçün ağır nəticələnən “Mudros” sazişi imzalandı. Bu saziş ahıskalıların taleyində ağır və olduqca acı bir iz buraxdı. Belə ki, həmin sazişə əsasən, Türkiyə bölgədəki hərbi hissələrini Qars, Ərdahan, Batum, Naxçıvan, Ahıska, Ahılkələk, Ağbaba və Borçalıdan çıxarmağa məcbur oldu. Bununla da adları çəkilən bölgələrdə yaşayan türklər öz mübarizələrində Türkiyənin maddi-mənəvi yardımından məhrum oldular. Lakin yerli türk əhalisi hürriyyət və istiqlal bayrağını yerə qoymadı, birləşməyə, təşkilatlanmağa üstünlük verdi. Nəticədə 1918-ci ilin payızında bir-birinin ardınca Ahıska Hökuməti-Müvəqqətəsi, Araz Türk Hökuməti, Qars İslam Şurası, Milli Şura Hökuməti və nəhayət, Cənub-Qərbi Qafqaz Hökuməti Müvəqqəti-Milliyəsi adlanan türk respublikaları quruldu. Əlamətdar haldır ki, həmin respublikalar Qarsın, Ahıskanın, Çıldırın, Ərdahanın, Naxçıvanın rus, erməni və gürcülərdən gələn təhlükəyə qarşı əhalini səfərbər edə və özlərinin müvəqqəti müdafiəsini təşkil edə bildilər.

1918-ci ilin oktyabr ayının 29-u noyabr ayının 30-da Cənub-Qərbi Qafqazda ilk müstəqil türk respublikası olan Ahıska hökuməti quruldu. Bu hökumət türk ordusunun Ahıska-Ahalkələkdən çıxarılması ərəfəsində yaranmışdı. Osmanlı hərbi hissələrinin ahıskalılar yaşayan ərazilərdən çıxarılması nəticəsində bölgədə son dərəcə gərgin bir vəziyyət yaranmışdı. Belə bir məqamda hər hansı yeni yaranan və heç yerdən yardım almayan, kifayət qədər silahı və əsgəri olmayan Ahıska hökumətinin yaşaya bilməsi çox çətin idi. Məhz bu səbəbdən də Ahıska hökuməti uzun müddət fəaliyyət göstərə bilmədi və bir aydan sonra xarici güclərin təzyiqi altında süqut etdi.

“Mudros” sazişinin şərtinə görə, türk ordusu 1918-ci ilin dekabrında Ahıska və Ahılkələkdən çıxdı. Yeri gəlmişkən, onu da qeyd edək ki, müyyən səbəblər üzündən həmin vaxt Rusiya öz qoşunlarının bir hissəsini bu ərazilərdən çıxarmışdı. Amma rus ordusunun digər hissələri ermənilərlə birləşərək onlarla birgə ahıskalılara qarşı həyata keçirilən kütləvi qırğınlarda iştirak edirdilər.

1918-ci ilin axırı, 1919-cu ilin əvvəllərində Ahalkələk və Borçalını ələ keçirmək uğrunda Ermənistan-Gürcüstan müharibəsi başladı. Həmin vaxt, yəni dekabrın 4-5-i gürcülər Ahıskanı, ermənilər Ahalkələyi işğal etdilər. Qafqazda öz geosiyasi məqsədlərini həyata keçirməyə çalışan ingilislər isə dekabrın 8-də Batumini işğal etdilər.
Beləliklə, gürcülər, ermənilər və ingilislər bu ərazilərdə etnik təmizləmə siyasəti yeridərək, qanlı “Türksüz Ahıska” planını həyata keçirməyə başladılar.

Həmin dövrdə Parisdə olan Azərbaycan nümayəndə heyəti özünün taleyüklü problemlərinə baxmayaraq, erməni, rus, gürcü və ingilislərin ahıskalılara qarşı kütləvi şəkildə soyqırımı həyata keçirmələrinə və qarşı kəskin etirazını bildirdi. Yenə də ahıskalıları kütləvi şəkildə məhv olmaqdan qardaş Türkiyə xilas etdi. Belə ki, Türkiyənin milli-azadlıq hərəkatına rəhbərlik edən Mustafa Kamal Atatürkün başçılığı altında işğal olunmuş torpaqların bir hissəsi düşmən tapdağından azad edildi. Lakin o dövrün geosiyasi vəziyyəti Anadolu türkləri üçün hələ də əlverişli deyildi. Ona görə də Türkiyə bəzi güzəştlərə getməyə məcbur oldu. 1921-ci il, martın 16-da Türkiyənin Rusiya ilə bağladığı müqaviləyə əsasən, Batumi, Ahıska, Ahalkələk, Acar bölgələri Gürcüstan Respublikasına verildi. Ahıska türklərinə isə təklif edildi ki, onlar Türkiyəyə köçsünlər. Ancaq Ahıska türkləri bu təklifi qəbul etmədilər. Amma onları qarşıda daha ağır faciələr gözləyirdi. Bolşeviklər Ahıska türklərinə düşmən münasibət bəsləyir və onları inqilab düşmənləri adlandıraraq təqib edir və ağır təzyiqlər altında saxlayırdılar. Onlar milli ziyalıları, az-çox savadı olan hər bir ahıskalını xüsusi nəzarət altına alır, sürgünə göndərir və ya güllələyirdilər. Necə deyərlər, ötən əsrin 20-ci illərindən başlayaraq, ahıskalılara qarşı dövlət səviyyəsində yeni soyqırımı siyasəti həyata keçirilirdi. Qırmızıların hakimiyyətə gəlməsi ilə Ahıska türkləri yağışdan çıxıb, yağmura düşmüş və bolşevik zülmü altında ən faciəli günlərini yaşamağa başlamışdılar. Həmin dövrdə on mindən artıq Ahıska türkü “qulaq”, “xalq düşməni” adı altında sürgünə göndərilmişdi. 20 minə yaxın Ahıska türkü isə qondarma iddialarla güllələnmişdi. Bununla da ahıskalıların Orta Asiyaya sürgünün əsası qoyuldu. Bir sözlə, bolşeviklər çar Rusiyası tərəfindən əsası qoyulan “Türksüz Ahıska” siyasətini daha qəddar üsullarla həyata keçirirdilər. Buna paralel olaraq, Ahıska türklərini zorla öz adlarını, soyadlarını gürcü adları ilə dəyişdirməyə məcbur edir, onların guya türkləşmiş gürcülər olduğunu sübut etməyə çalışırdılar. Əhali isə buna güclü müqavimət göstərirdi. Buna baxmayaraq, ahıskalılar arasında təzyiqlərə, zülmə tab gətirməyərək məcburiyyət qarşısında ad və soyadlarını gürcü ad və soyadları ilə əvəz edənlər, özlərinin gürcü olduğunu söyləyənlər də vardı. Ancaq onların sayı çox az idi. Bu isə bölgəni tamamilə türklərdən təmizləmək və oraya erməniləri və gürcüləri köçürmək istəyən Moskva tərəfindən xüsusi əsəbiliklə qarşılanırdı. Ona görə də hələ ötən əsrin 30-cu illərində Moskvada türk düşməni, qəddar A. Mikoyanın iştirakı və təşəbbüsü ilə ahıskalıların doğma yurd-yuvalarından Orta Asiyaya, Qazaxıstana və Sibirə sürgün edilmələri barədə xüsusi plan hazırlanmışdı. Lakin həmin dövrdə SSRİ rəhbərliyinin başı Finlandiya ilə münaqişəyə, həmçinin Polşanın bölüşdürülməsi, Pribaltikanın işğalı məsələlərinə qarışmışdı və bu məsələ ilə məşğul olmağa, sadəcə olaraq, vaxt yox idi. Bundan əlavə, həmin dövrdə ahıskalıların sürgün edilmələri üçün ordu hissələri və çoxlu sayda vaqon tələb olunurdu ki, bu da yox idi. Əldə olan vaqonlardan isə təcili şəkildə Uzaq Şərqdən SSRİ-nin Avropa hissəsinə canlı qüvvə və hərbi texnika daşınmasında istifadə edilirdi.

Rusların ahıskalılara düşmən münasibət bəsləməsinə baxmayaraq, onların orduya səfərbər edilməsi prosesi davam edirdi. Belə ki, Almaniya ilə müharibə ərəfəsində, 1938-1941-ci illərdə 40-50 min nəfər Ahıska türkü orduya çağırılmışdı. Onların da 30 min nəfərə yaxını dünyanın iki faşist rejimi, alman və rus faşizmi arasında dünya ağalığı uğrunda gedən mübarizənın qurbanı oldu. Amma Ahıska türklərinin müharibədə qəhrəmancasına döyüşməsinə və bu yolda canlarından belə keçmələrinə baxmayaraq, başı min bəla çəkən bu talesiz xalqa Moskvanın münasibəti dəyişməmişdi. Nəhayət, 1944-cü ilin yazında Almaniya ilə müharibədə qalib gələcəyinə əmin olan SSRİ rəhbərliyi Ahıska türklərinin deportasiyası planını həyata keçirmək üçün hərəkətə gəldi.

Deportasİya – “Türksüz AhIska” planI reallaşdI

1944-cü il, iyul ayının 31-də SSRİ Dövlət Müdafiə Komitəsi Ahıska türklərinin məcburi qaydada Qazaxıstana, Qırğızıstana və Özbəkistana sürgün edilməsi barədə 6279 saylı qərar qəbul etdi. Buna əsas kimi isə guya müharibə dövründə Ahıska türklərinin düşmən ünsürlərlə əlbir olması və vətənə xəyanət etməsi göstərilirdi. Halbuki həmin dövrdə, yuxarıda da qeyd etdiyimiz kimi, Ahıska türklərindən 40-50 min nəfəri düşmənə qarşı döyüşürdü. Burada hər hansı xəyanətdən söhbət gedə bilməzdi. Hətta Stalin özü belə ahıskalıların vətənə xəyanət üstündə sürgün edilməsi ilə bağlı Mikoyan və onun əlaltıları tərəfindən ortaya atılan belə bir iddianı istehza ilə qarşılamışdı. Deyilənə görə, Stalin bu planı hazırlayanlardan soruşmuşdu: “Ahıska türklərinin sürgün edilməsini əsaslandırmaq üçün başqa, daha inandırıcı fakt tapa bilmədinizmi?”

Amma artıq iş-işdən keçmişdi və 1944-cü ildə Ahıska türkləri Gürcüstandan kütləvi şəkildə sürgün olunarkən Moskva onlara “etibarsız xalq” damğasını vurmuşdu və bu, onların sürgün edilmələri üçün rusların əlində bir bəhanəyə çevrilmişdi. Halbuki Ahıska türkləri digər repressiya olunmuş xalqlarla birlikdə Almaniyanın SSRİ-yə hücumunu ümumxalq faciəsi kimi qəbul etmişdilər. Onlar bir nəfər kimi ayağa qalxaraq ölkəni müdafiə etməyə hazır olduqlarını bildirmişdilər. Almaniya SSRİ üzərinə hücum etdikdən sonra 40-50 min nəfərdən artıq Ahıska türkü səfərbərliyə alınmış və almanlarla döyüşmək üçün cəbhəyə göndərilmişdi. Onlardan 26 min nəfəri bu döyüşlərdə həlak olmuşdu. 8 nəfər Ahıska türkü isə cəbhədə göstərdiyi qəhrəmanlığa görə Sovet İttifaqı Qəhrəmanı adına layiq görülmüşdü. Bu, Moskvaya da məlum idi və aralarından 8 nəfər Sovet İttifaqı Qəhrəmanı çıxan Ahıska türklərini 1944-cü ildə sürgünə göndərərək, onlara etibarsız xalq damğası vurmaq özü də Rusiyanı idarə edənlərin təbiətindəki vəhşilikdən, qana hərislikdən və etnik azlıqları tamamilə məhv etmək kimi mənfur xislətlərindən irəli gəlirdi.
Yazını internet materialları äsasında Əziz Mustafa hazırlayıb.
http://www.zaman.az/az/newsDetail_getNe ... wsId=33660
Кто ко мне с мечом придет, тот от него и погибнет...
User avatar
ATILA
...
 
Posts: 2889
Joined: 11 Feb 2009, 08:56
Location: KAZAHISTAN / ALMATY

Postby aladdin » 03 Oct 2010, 02:47

Azerbaycan İzlenimlerim
30 Ağustos 2010 Pazartesi 12:59 Murat . eto otkuda
User avatar
aladdin
''Türk Kulübü'' Kurucusu
''Türk Kulübü'' Kurucusu|''Türk Kulübü'' Kurucusu|''Türk Kulübü'' Kurucusu
 
Posts: 1231
Joined: 12 Feb 2009, 15:10

Re: Новости - Haberler

Postby ATILA » 05 Oct 2010, 15:06

Image
TBMM BAŞKANI MEHMET ALİ ŞAHİN KAZAKİSTAN’I ZİYARETİ ÇERÇEVESİNDE AHISKA TÜRKLERİ İLEDE GÖRÜŞECEK
4 Ekim 2010 |


Mehmet Ali ŞAHİN

Kazakistan Parlamentosu basın bölümünün verdiği habere göre, 6 Ekim çarşamba günü Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Mehmet Ali Şahin’in Kazakistan’a ziyareti bekleniyor. Almatı Havaalanı’nda yüksek konuğu Meclis Başkanı Ural Muhametjanov karşılayacak. TBMM Başkanı’nın Almatı’da Kazak Türk İşadamları Derneği ve Akıska Türklri ile görüşmesi planlanıyor. 7 Ekim Perşembe günü Türk milletvekilleri heyeti Astana’ya geçecek. 8 Ekim Cuma günü Mehmet Ali Şahin başkanlığındakiTürk heyeti, Meclis Başkanı Ural Muhamedjanov ve Kasım Jomart Tokaev ile görüşmek üzere Kazakistan Meclisi’ni ziyaret edecek. Aynı gün TBMM Başkanı Cuma namazını kılmak için sol yakada bulunan «Nur Astana» camisini ziyaret edecek.Günün ikinci yarısında Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’le görüşmesi bekleniyor. 8 Ekim Cuma günü yüksek konuk aynı ğun programında Türk Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün anıtına çelenk koyma töreni ve Astana’daki Türk Büyükelçiliği ziyaret etmesi bekleniyor. Mehmet Ali Şahin’in Kazakistan’a resmi ziyareti Türk Hava Yolları şirketinin Astana şehrinde yeni ofis açılış törenine katılması ve Kazak Türk lisesini ziyaret etmesi ile tamamlanacak.
Kazinform




Кто ко мне с мечом придет, тот от него и погибнет...
User avatar
ATILA
...
 
Posts: 2889
Joined: 11 Feb 2009, 08:56
Location: KAZAHISTAN / ALMATY

Re: Новости - Haberler

Postby ATILA » 07 Oct 2010, 04:16

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Mehmet Ali Şahin Kazakistan’da Ahıska Türkleri İle Görüştü
6 Ekim 2010 |
Image
Mehmet Ali Şahin DATÜB Genel Başkanı Ziyaetdin İSMİHANOĞLU beraberindeki heyetli kabul etti
6 Ekim çarşamba günü Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Mehmet Ali Şahin Kazakistan’a ziyareti çerçevesinde DATÜB Genel Başkanı Ziyaetdin İSMİHANOĞLU heyetinde bir grub Akıskalı Türkünü kabul etti. (SESLİ RÖPORTAJ)
TIKLA – Mehmet Ali Şahin DATÜB Başkanı ile görüşme

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
DUYURU
5 Ekim 2010 |
Efendim ben Erzurum Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi öğretim görevlilerinden Prof. Dr. Ali İhsan KOLCU’nun yüksek lisans öğrencisiyim. İsmim Gökhan DEMİR.

1983 yılında vefat etmiş olan şair Yusuf Ahıskalı hakkında bir yüksek lisans tezi hazırlamayı düşünüyoruz.

Şairin ulaşamadığımız bazı eserleri var. Araştırmalarımız sonucunda şairimizin İstanbul’da ikamet eden Esi Ahıskalı adında bir kızı olduğunu öğrendik. Yaptığımız çalışmanın eksiksiz olması açısından Esi hanım ile iletişime geçmek elzem gözükmektedir. Daha önce birkaç yere başvurduk fakat ne yazık ki herhangi bir iletişim adresine ulaşamadık.

Yukarıda belirttiğim konuda herhangi bir bilgiye sahip olabileceğinizi düşünerek sizi rahatsız ettik. İlgi ve yardımlarınızı bekliyoruz. Değerli zamanınızı aldığım için özür dilerim. Saygılarımla…
Кто ко мне с мечом придет, тот от него и погибнет...
User avatar
ATILA
...
 
Posts: 2889
Joined: 11 Feb 2009, 08:56
Location: KAZAHISTAN / ALMATY

Re: Новости - Haberler

Postby ATILA » 07 Oct 2010, 17:01

BÜYÜKELÇİ LALE ÜLKER TÜRKİYE TÜRKÇESİ EĞİTİM ÖĞRETİM MERKEZİ’NDE
7 Ekim 2010 |
T.C. Astana Büyükelçisi Lale ÜLKER Almatı’daki beraber Türkiye Türkçesi Eğitim Öğretim Merkezini ziyaret etti
T.C. Astana Büyükelçisi Lale ÜLKER, Almatı Başkonsolosu Yeşim KEBAPÇIOĞLU ve Eğitim Müşaviri Dr. Kadir ÇETİN’le beraber Türkiye Türkçesi Eğitim Öğretim Merkezini ziyaret ettiler. Ziyaret esnasında Büyükelçiye eşlik eden Eğitim Müşaviri Dr. Kadir ÇETİN, “Öncelikle Türkiye Türkçesi Eğitim Öğretim Merkezimizin belli bir yerinin olması çok güzel. Daha önce Zinkova Jibek Jolı’ndaki adresimizde, Kvartal’ın bir bölümünde, aylık 5500 dolar kira ödeyerek eğitim öğretim faaliyetlerimizi sürdürüyorduk. Şimdi ise kendi binamız var. Bu nedenle merkezimize kursiyer talebinde artış oldu. Geçen yıllarda bu dönemde üç yüz üç yüz elli civarında kayıt olurken, bu sene bu sayı dört yüzün üzerine çıktı. Üniversitelerin Türk Dili ve Edebiyatı Bölümlerinde okuyan öğrenciler arasında her yıl mart ayında Türkçe olimpiyatları düzenlemekteyiz ve bunu geleneksel hale getirdik.” dedi.
Merkez Müdürü Enver KAPAĞAN da, “Türkiye Türkçesi Eğitim Merkezi’nin bir marka haline geldiğini, Almatı’da en çok rağbet edilen merkez konumunda olduğunu söyleyerek şu anda merkezimizde bir müdür, bir müdür yardımcısı ve 16 öğretmenimizle hizmet vermekteyiz. Bir hafta sonra beş öğretmen arkadaş daha aramıza katılacak. Büyük bir özveriyle çalışan öğretmenlerimizden on bir tanesi TTEÖM’de, bir öğretmenimiz 139 No’lu Mektep’te, bir öğretmenimiz Doğu Kazakistan Bölgesi’nde bulunan Ridder Şanırak Okulu’nda, bir öğretmenimiz Askeri Enstitü’de, beş öğretmenimiz üniversitelerde ve sekiz öğretmenimiz de Kentav Yaygın Eğitim Merkezi’nde görev yapmaktadırlar. Bu yıl kayıt döneminde 426 kursiyer yaptırdı ve şu anda 387’si devam etmektedir. Kursiyerlerimize hafta içi sabah, öğle ve akşam; hafta sonu ise sabah ve öğle olmak üzere beş farklı dönemde hizmet vermekteyiz. Merkezimizde bulunan Kütüphaneden kursiyerlerle beraber Almatı’daki tüm üniversite öğrencileri faydalandırılmaktadır.” dedi. Müdür Yardımcısı Hüseyin KOCAİSPİR ise geçtiğimiz yaz tatilinde sıhhî tesisat borularının değiştirildiğini, iç kısmın ve çatının boyatıldığını söyledi.

Büyükelçi Lale ÜLKER, burada yapılan hizmetlerden memnun olduğunu ve en kısa zamanda tekrar ziyaret edeceğini söyleyerek merkezimizden ayrıldı..

------------------------------------------------------------------------------------------------------------
KATİAD İLE BİRARADA
7 Ekim 2010 |
Image

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Mehmet Ali Şahin, resmi ziyaret için dün akşam Kazakistan’ın eski başkenti Almatı’ya geldi.

Şahin’i, havaalanında, Kazakistan Meclis Başkanı Oral Muhammedjanov karşıladı. Karşılama töreninde Türkiye’nin Kazakistan Büyükelçisi ve çalışanları da hazır bulundu.

Ural Muhammedjanov, karşılama töreni için başkent Astana’dan Almatı’ya gelmesi jest olarak algılandı. Şahin’e AK Parti Yozgat Milletvekili Mehmet Çiçek de eşlik ediyor.

Meclis Başkanı M. Ali Şahin, bugün sabah Almatı’da İnterkontinental ‘ANKARA’ Hotelinde Kazakistan Türk İşadamları Derneği (KATİAD) tarafından organize edilenkahvaltıda Türk işadamları ile bir araya geldi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Mehmet Ali Şahin ve beraberindeki heyet Almatı’daki temasların ardından başkent Astana’ya geçecek.

------------------------------------------------------------------------------------------------------------
AHISKALI TÜRKLER, YURTLARINDAN SÜRGÜN EDİLİŞLERİNİN 66.YILDÖNÜMÜNÜ ANACAKLAR
6 Ekim 2010 |

İSTANBUL - Ahıskalı Türkler’in yurtlarından sürülüşünün 66. yıl dönümüne denk gelen 14-16 Kasım 2010 tarihlerinde, başta Türkiye olmak üzere ABD, Rusya, Ukrayna, Gürcistan, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve diğer ülkelerde her sene olduğu gibi, bu sene de sürgünü anma programları düzenlenecek…

14-16 Kasım 1944 tarihinde, 86 bin Ahıskalı Türk, Sovyetler Birliği lideri Josef Stalin ve İçişleri Bakanı Lavrenti Beriya’nın emriyle, vatanlarından Orta Asya’da Özbekistan, Kazakistan ve Kırgızistan’a sürgün edildiler. Bir ay süren sürgün sırasında, 17 bin Ahıskalı kadın, çocuk ve 2. Dünya Savaşı’ndan dönen yaralı gaziler soğuk, hastalık ve açlıktan hayatlarını kaybettiler…

Sürgünden önce, 40 bin Ahıskalı Türk, Sovyetler Birliği Ordusu saflarında Nazi Almanyası’na karşı cephelerde savaşıyordu. Bu savaşta 26 bin şehit veren Ahıskalılar’dan, sağ kalıp vatanlarına dönmeyi başaranlar da Stalin tarafından yurtlarından sürülerek, Orta Asya’ya gönderildiler. Bu acıları yaşayan nesil hâlâ hayatta. Bu yaşananları unutmamız mümkün değil… (Ahıskalı Türk Gazi ve Şehitler. (1936-1945)

Kaynak: http://www.ahiska.org.tr/yazi.php?goster=314 )

1989-1990 yıllarında Özbekistan’ın Fergana ve Taşkent vilâyetlerinde meydana gelen acı olaylardan sonra 100 bin Ahıskalı Türk, Bağımsız Devletler Topluluğu’na üye olan

12 ülkenin 4267 yerleşim birimine dağıtıldı…

2004 yılında Rusya Federasyonu’nun Krasnodar bölgesinde yaşayan Ahıskalı Türkler, ABD’ye göç etmek zorunda kaldılar…

2010 yılında ise Kırgızistan’da yaşayan Ahıskalı Türkler de saldırılara maruz kaldılar…

Sayıları yaklaşık yarım milyonu bulan Ahıskalı Türkler hâlen bulundukları başta Türkiye olmak üzere, ABD, Rusya, Ukrayna, Gürcistan, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve BDT’ye üye diğer ülkelerde dağınık hâlde yaşıyorlar. Ahıskalı Türkler, bir taraftan kaybettikleri vatanlarına kavuşma ümitlerini yaşatırken, bir taraftan da dil ve kültürlerini, kimliklerini korumak için Allah-ü tealanın yardımı ile büyük mücadele veriyorlar…

Ahıskalı Türklerin Gürcistan’a dönme meselesi, 1999 yılında Gürcistan’ın Avrupa Konseyine üye olması ile gündeme geldi. Gürcistan Hükûmeti, uluslararası hukuk kurallarına göre Ahıskalıları 2012 yılına kadar topraklarına kabul etmeyi taahhüt etti…

Ancak Gürcistan bu konuda samimi davranmıyor. Dönmek isteyenlere olmadık engeller çıkartıyor, Ahıska’ya dönülmemesi için elinden geleni yapıyor. Uluslararası kurumların Gürcistan’ı uyarması, bu konuya daha köklü çözümler bulması gerekir.
Кто ко мне с мечом придет, тот от него и погибнет...
User avatar
ATILA
...
 
Posts: 2889
Joined: 11 Feb 2009, 08:56
Location: KAZAHISTAN / ALMATY

Re: Новости - Haberler

Postby ATILA » 15 Oct 2010, 03:56

Ahıska Türkleri Seferihisar Şenliklerinde
14 Ekim 2010
Image
Değerli Hemşehrilerim, sizlere Seferihisar'da bulunan Ahıska Türkleri'nden ve 22-28 Ekim tarihleri arasında gerçekleşecek ve Ahıska Türkleri'nin de bir stand açarak yer alacağı Seferihisar şenliklerinden kısaca bahsedeceğim.

İZMİR - Seferihisar'da yaklaşık olarak 90 aile 500 kişi Ahıska Türkü bulunmaktadır. Bunların çoğu AĞRI ili Eleşkirt ilçesinden buraya göç etmişlerdir. Eleşkirt'e de 1930 lu yıllarda Ahıska'dan göç etmişlerdir.

2009 yılında AHMET MİRZE başkanlığında Seferihisar Ahıska Türkleri derneği'ni kuran hemşehrilerimiz her alanda AHISKA VE AHISKALIYI Seferihisarlılara tanıtmışlardır.

Seferihisar'da 22-28 Ekim tarihleri arasında gerçekleşecek olan Seferihisar Şenlikleri'nde derneğimizin de standı yer alacaktır.

Bu stand'da her gün yöresel özelliklerimiz, kültürümüz ve bize dair ne varsa Seferihisarlılara tanıtılalacaktır.

26 Ekim tarihi ise sadece Ahıskalılara özgü olacaktır ve bu gecede yemeklerimizi, kültürümüzü, folklorümüzü ve diğer etkinliklerimizi yapacağız/tanıtacağız.

Sizler de bu şenliğe katılabilirsiniz. İsterseniz katkıda da bulunabilirsiniz...

Bu şenliğe katılıp o heyacanı yerinde yaşamak isteyenler Dernek ve oradaki hemşehrilerimiz tarafından yardımcı olunacaktır.

Aşağıda vereceğim adres ve numaralardan dernek başkanından ve benden daha geniş bilgi alabilirsiniz.

Ayrıca dernek başkanımız AHMET MİRZE'nin mesajını da aynen aşağıda aktarıyorum. HEPİNİZ HOŞÇAKALIN...
Harun BOZKURT
Ahmet MİRZE

Selamünaleyküm Ahıskalı kardeşlerim.Bende bir Ahıska Türküyüm Ahıska Türkü olmaktan gurur duyuyorum Bizler İzmir Seferihisarda yaşayan Ahıska Türkleriyiz.Seferihisarda 95 hane 500 civarında insanımız bulunmaktadır.Eleşkirtten gelenlerdeniz. Şahsım Devlet memurluğundan emekli oldum 01.05.2009 tarihinde Benim Başkanlığımda Seferihisar Ahıskalılar Kültür ve Dayanışma Derneğini kurduk.Derneğimizin kurluş amacı özetle kimliğimizi Gelenek ve göreneklerimizi yaşatmak Hayata çileli olarak gözlerini açan insanımıza yardımcı olmak için biraraya geldik .inanın kısa zamanda yöremizde Ahıska Türkünün kim oduğunu Ahısaka insanının ne kadar sevecen,çalışkan,dürüst ve Vatanına Milletine bağlı sadık insanlar olduğunu anlatarak ve uygulayarak herkesin taktirini ve sevgisini kazandık.
Derneğimizin bu kısa zaman icerisinde birçok tanıtıcı ve sosyal faaliyetleri oldu.Belediye öcülüğünde 23-28 Ekim 2010 tarihleri arasında yapılacak olan Gelenek ve Göreneklerimiz Adlı 6 günlük şenlikte bizde varız derneğimizin stantı olacak altı gün boyunca Ahıska Türkünü tanıtacağız Ahıska Türkünün Geleneğini,Göreneğini ve mutfağını yani hinkalını tanıtacağız.26 Ekim 2010 günü ise o günün bütün kültürel etkinliklerini derneğimiz yapacaktır. Kendimize göre iyi bir program yaptığımızı düşünüyorum.İzmir Dernek Başkaı sayın İbrahim AGARA beyinde bizlere yardımları olacak kendileri o gün baş konuğumuz olacaklardır İnşallah.
Daha güzel tanıtımımız için başta dernek Başkanlarımız olmak üzere herkesten yardım bekliyoruz. Bu yardımlar Gazete, Dergi Afiş, Kitap ve benzeri Ahıskayı Ahıska Türkünü tanıtıcı mataryaller olabiir Fikir bazında yardımlar olabilir ve hatta bize misafir olarak bizi daha iyi anlatabilecek Ahıskaya kafa yormuş hocalarımdan yardım bekliyorum.
Bu vesileyle yukarıda belirtiğim tarihte yapılacak olan şenliğimize inanın başta Federasyon ve Dernek Başkanlarımız olmak üzere bütün Ahıska Türklrini davet etmek istiyorum. Bizlere Onur verirsiniz.
YERYÜZÜNDEKİ BÜTÜN AHISKA TÜRKLERİNİ SAYGI SEVGİ VE HÜRMETLE SELAMLIYORUM.
Ahmet MİRZE Seferihisar Ahıskalılar Kültür ve Dayanışma Dernek Başkanı
Adres: Dedeoğlu İş Hanı No:5 Seferihisar/İZMİR
Telefon: 02327432155

http://www.ahiska.net/harun-bozkurt/ahi ... liklerinde



Кто ко мне с мечом придет, тот от него и погибнет...
User avatar
ATILA
...
 
Posts: 2889
Joined: 11 Feb 2009, 08:56
Location: KAZAHISTAN / ALMATY

Postby aladdin » 18 Oct 2010, 21:46

MEKTUBU yazan kim?
User avatar
aladdin
''Türk Kulübü'' Kurucusu
''Türk Kulübü'' Kurucusu|''Türk Kulübü'' Kurucusu|''Türk Kulübü'' Kurucusu
 
Posts: 1231
Joined: 12 Feb 2009, 15:10

Re:

Postby ATILA » 19 Oct 2010, 03:54

aladdin wrote:MEKTUBU yazan kim?

Ahmet MİRZE
Кто ко мне с мечом придет, тот от него и погибнет...
User avatar
ATILA
...
 
Posts: 2889
Joined: 11 Feb 2009, 08:56
Location: KAZAHISTAN / ALMATY

Re: Новости - Haberler

Postby ATILA » 23 Oct 2010, 06:46

BİRLİK TOPLANTISI
Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in başkanlığını yaptığı Kazakistan Halklar Asamblesi, kuruluşunun 15. yıl dönümü ve 16. genel toplantısını başkent Astana’da gerçekleştirdi.
Toplntıdan önce Kazakistan Dış İşleri Bakanliğinda bakan kanat SAUDABAYEV’İN başkanlığında kazakistan Halklar Asamblesi Şura üyelerinin görüşmesi yapıldı.
Bazı halkların dernek ve kültür merkezileri aktifleri Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan NAZARBAYEV’İN kararı ile Fahri Diploma aldı. Ödül alalar arasında Kazakistan Ahıska Milli Merkezi başkan yardımcısı Şahismail ASİYEV ve Ahıska Milli Merkezine bağlı Almatı şehir Kültür Derneği Kültür bölümü başkanı Kazakbay TAŞTEMİROV da var idi.
Diplomaları Kazakistan Diş İşleri bakanı SAUDABAYEV taktim etti.
Öğleden sonra Kazakistan Halklar Asamblesi, kuruluşunun 15. yıl dönümü ve 16. genel toplantısında DATÜB Genel Başkanı ve Kazakistan Ahıska Milli Merkezi Başkanı Ziyaeddin İSMİHANOĞLU’da konuşma yaptı. Türk ve Kazak halklarının akraba olduğunu kaydeden İSMİHANOĞLU, ‘Kazakistan’da yaşayan Ahıska Türkleri Kazakistan’ı kendi vatanımız hesap ediyoruz.’ dedi.
Ahıska Basın Bilim Merkezi.

Image
Ziyaeddin İSMİHANOĞLU (sağ tarafda) ve Azerbaycan Diaspora başkanı Abülfez MÜSLÜMOĞLU
Image
Şahismail ASİYEV Diş İşleri Bakanı SAUDABAYEVİN elinden Diplom aldı
Image
Kazakbay TAŞTEMİROV Fahri Diploma ile ödüllendirildi
Кто ко мне с мечом придет, тот от него и погибнет...
User avatar
ATILA
...
 
Posts: 2889
Joined: 11 Feb 2009, 08:56
Location: KAZAHISTAN / ALMATY

Re: Новости - Haberler

Postby Jumali » 27 Oct 2010, 19:56

Здраствуйте! Да, действительно кыргызы надоели нас, вообщем ( нас только может понять, те люди, которые говорят по нашему и думают по нашему ) Поэтому нам надо собратся В Турцию (Турция действительно великая страна). Уже хватить боротся за фиговые дела. NE MUTLU TURKUM DIYENE...
User avatar
Jumali
 
Posts: 1
Joined: 27 Oct 2010, 19:40

Re: Новости - Haberler

Postby ATILA » 10 Nov 2010, 08:53

Ahıskalı Madina ABD Başkanı Obama ile Görüştü
Image
Image
Ahıskalı Madina ABD Başkanı Obama ile Görüştü, Başkan Obama-nın tebrik ettiği Türk öğrenciler < Beyaz Saray-dan sonra hedeflerimiz daha da büyüdü > ( USASabah ) Nur Özkan Erbay / Washington, D.C
Onların yolu küçük yaşlarında ABD’de birleşti ve Beyaz Saray’a kadar uzandı. Her şey katıldıkları “Geleceğin Şehri” yarışmasıyla başladı. “Yeshilist” adlı geleceğin şehri projeleri ile başkent Washington DC, Virginia ve Maryland eyaletlerini ulusal elemelerde temsil etme hakkı kazanndıklarında bu başarının onlara Beyaz Saray’da Başkan Obama ile tanışma fırsatını vereceğini belki de akıllarından bile geçirmemişlerdi.

ABD Başkanı Barack Obama’nın evsahipliğinde 18 Ekim’de Beyaz Saray’da düzenlenen ve ABD genelinde matematik ve mühendislik alanlarında en başarılı projelerin sergilendiği Bilim Fuarına mühendislik alanındaki başarılı projeleri “Yeshilist” ile davet edilen Zehra Yağmur Yılmaz, Selin Altıntaş, Madina Khurishanova ve Nurbanu Şimşek ABD’deki yaşamlarını, başarı öykülerini ve gelecekte yapmak istediklerini USASabah ile paylaştılar.

Zehra, Selin, Madina ve Nurbanu, Beyaz Saray’dan sonra yaşamda koydukları hedeflerinin daha da büyüdüğünü söylüyorlar. Başarılarında öncelikle ailelerinin, “Geleceğin Şehri” yarışmasında sergiledikleri ekip ruhunun ve öğretmenleri Hatice Keskin’in büyük payı olduğunu ifade ediyorlar.

Selin, Harvard’da Hukuk okuyup politikaya atılmak isterken, Zehra da Harvard’da öğrenim görüp kamu ve Türkiye yararına çalışan bir lobici olmayı planlıyor. Aslen bir Ahıska Türkü olan Madina önceleri dişçi olmak istediğini ancak Beyaz Saray’dan sonra fikrinin değiştiğini ve devlet kuruluşlarında bir kariyer edinebileceğini söylüyor. ABD’ye ailesiyle 2 yıl önce yerleşen Nurbanu ise sayısal bilimlerde başarılı olacağına inandığını belirtiyor ama yazarlığı da çok sevdiğini sözlerine ekliyor.
Annesinin ve babasının akademik çalışmaları nedeniyle 3.5 yaşından önce Kanada’ya ve ardından da ABD’ye yerleşen Zehra, ilkokul yıllarında girdiği yarışmalardan dereceleri olan bir öğrenci. Daha önce “Future Problem Solvers” gibi küçük yaşlarda geleceğin sorunlarını çözebilecek liderler yetiştirmeye yönelik bir yarışmaya da katılmış Zehra. “İlkolkulda katıldığım kompozisyon yarışmalarından birinciliklerim var. Bu yarışmalardan öğrendiğim çok şey oldu” diyor.

Annesinin ve babasının başarılarını kendisine örnek aldığını belirten Zehra, bu yıl Virginia Eyaletindeki devlet okullarından biri olan Lanier Orta Okulu’na devam ediyor. Aynı zamanda ABD’nin en iyi üniversitelerinden Johns Hopkins Üniversitesi’nin Üstün Yetenekli Öğrenciler Programına da devam eden Zehra, ileride politikada yer almak istediğini, kamu yararına çalışıp toplumun sesi olmak istediğini söylüyor.

Zehra “Geleceğin Şehri” yarışması sürecini ve Beyaz Saray’da geçirdiği dakikaları şöyle anlatıyor: “Aslında eyalet çapındaki elemelere kadar çok büyük bir beklentim yoktu. Eyalet elemelerini kazanıp ülke çapında yarışmaya hak kazandığımızda durum daha ciddileşti. Beyaz Saray’a davet edileceğimize ise hiç ihtimal vermemiştim. Beyaz Saray alışık olmadığımız bir ortamdı. Başkan Obama çok da doğaldı. Evsahipliği ile bizi rahatlattı. Biz ABD’de ailelerimizden sonra ikinci jenerasyonu temsil ediyoruz. Bence bizim Beyaz Saray’a gidebilmemiz Türkiye’nin dünya çapında ne kadar geliştiğinin de bir göstergesi. Bence bu başarıyı sürdürmemiz gerekiyor Türkiye’yi temsil etmek açısından da. Beyaz Saray deneyimi çaba gösterirsek her şeyi başarabileceğimizi gösterdi bana. Gelecek beklentilerimiz daha da yükseldi. Ben Harvard’a gitmek istiyorum ve buna ulaşabileceğimi düşünüyorum. Başarımda en büyük katkının ailemin olduğunu düşünüyorum. Onların desteği tüm bu süreçte benim için çok önemliydi.”
Bu yıl Maryland eyaletindeki devlet okullarından biri olan Ridgeview Orta Okulu’na devam eden Selin’in annesi ve babası o daha doğmadan önce ABD’ye öğrenci olarak gelmiş. Annesini ve babasını bugüne kadarki başarısında en büyük destekçi ve rol model olarak gören Selin, “ABD’de doğdum ama kendimi yüzde yüz Türk hissediyorum” diyor. ABD’nin önde gelen okullarından John Hopkins Üniversitesi’nin Üstün Yetenekli Öğrenciler Programına da devam eden Selin’in de ABD çapındaki ilkokullararası kompozisyon yarışmalarında dereceleri bulunuyor. ABD’de doğup büyümesine rağmen Türkiye gidişinde hiçbir yabancılık çekmediğini söyleyen Selin, küçüklüğünden beri evde ailesinin sürekli Türkçe konuştuğunu söylüyor ve “Kendi dilimizi konuşmamız çok önemli. ABD’de yaşayan Türkler olarak dilimize mutlaka sahip çıkmalıyız” diyor.

Selin kendilerinin Beyaz Saray’a devet edilmelerini sağlayan “Geleceğin Şehri” yarışması serüvenini ve Beyaz Saray’daki izlenimlerini ve Başkan Obama ile diyaloglarını şöyle aktarıyor:

“Bu sene başında yarışmaya katılırken açıkcası eyalet finallerinde başkenti temsil etme hakkını kazanıp Beyaz Saray’a kadar gidebileceğimizi düşünmüyorduk. Çok çalıştık. Her bir arkadaşım ayrı ayrı çok çalıştı. Beyaz Saray’a gidince o an ‘Bir gün mutlaka yeniden geleceğim inşallah’ dedim içimden. Başkan Obama projemizi sunarken bize Türk olup olmadığımızı sordu sonra biz de evet cevabını verince “Demek ki projenizin Çatalca’da geçmesi tesadüf degil” dedi. Çok hoş bir tepki verdi kendisi. Sanki ABD Başkanı gibi değil, halktan birisi gibiydi.”

Ahıskalı göçmen ailenin başarılı kızı

Ailesi Rusya’dan ABD’ye göç eden Madina aslen bir Ahıska Türkü. Rusya’da doğan Madina “Türküm ama bugüne kadar hiç Türkiye’ye gidemedim. Bir gün mutlaka gideceğim” diye başlıyor söze. Babasının başarısında büyük bir motivasyon kaynağı olduğunu söyleyen Madina son 2 yıldır Türk okulu Pinnacle Academy’de öğrenim görüyor. İlk başlarda avukatlık, mühendislik, dişçilik gibi meslekleri kendisine ideal olarak belirlediğini ancak Beyaz Saray’da bulunduktan sonra daha çok kamu kuruluşlarında görev almayı istediğini belirtiyor. “Geleceğin Şehri” yarışması için çalışmaya başladıklarında diğer arkadaşları gibi kendisinin de bu kadar başarılı olacaklarını tahmin etmdiğini söyleyen Madina, “Eyalet birincisi olunca her şey daha da ciddileşti. Zaman zaman çok çalıştığımızdan stresli zamanlar oldu ancak ailemiz ve öğretmeniz bize çok destek verdi” diyor.

Eğitimin insan hayatında başarıya ulaşmanın tek yolu olduğunu öğrendiğini belirtiyor Madina ve şöyle devam ediyor:

“Beyaz Saray’a gittikten sonra çalışırsak ve inanırsak başaramayacağımız bir şey olmadığını anladım. Başkan Obama bizi ağırlarken hiç Başkan havasında değildi. Kendisi eğitimin önemini biliyor. Bence kendisi babamdan sonra tanıdığım en akıllı kişi. Bunu anlamam için orada 3 dakika geçirmem yetti.”
“2 yıl önce Beyaz Saray’a gideceksin deseler inanmazdım”

Ailesi ile birlikte ABD’ye iki yıl önce yerleşen Nurbanu halen Pinnacle Academy’e devam ediyor. Dedesinin kendisi için rol model olduğunu söyleyen Nurbanu, “Dedem bizim neslimizi anlıyor. Bana hep iş ve kariyerin ne kadar önemli olduğunu söylüyor” diye konuşuyor. “İki yıl önce Beyaz Saray’a gideceğimi söyleselerdi inanmazdım” diyen Nurbanu kendisini daha çok matematik, mühendislik alanlarında yetiştirmek istiyor ancak yazarlığı da çok sevdiğini sözlerine ekliyor.

Nurbanu, Türkiye’ye bu yaz gittiğinde eğitim alanında iki ülkeyi kıyasladığını, ABD’nin eğitim alanında kendisine daha geniş fırsatlar sunduğunu söylüyor. “Burda eğitim sistemi daha düzenli. Ayrıca burada yaşamaya devam etmek istiyorum çünkü biz burada aynı zamanda Türkiye’yi temsil ediyoruz. Türkiye’de çok başarılı olabilirsin ama ABD’de bir Türk’ün başarısı tarihe geçebilir” diyor.

Nurbanu, Beyaz Saray’da geçirdikleri dakikalarda Başkan Obama’nın doğallığı ile dikkat çektiğini belirtiyor. Obama’nın kendilerini görünce çok mutlu olduğunu söylediğini aktaran Nurbanu, dünyada birçok insanın yapmak isteyip de yapamadığı bir tecrübeyi yaşadıklarını ve bunun için şanslı olduklarını ifade ediyor. Nurbanu, Geleceğin Şehri yarışması süresince ailelerinin ve öğretmenleri Hatice Keskin’in kendilerine büyük destek olduğunu da sözlerine ekliyor.
Kaynak: ( USASabah ) Nur Özkan Erbay / Washington, D.C

http://www.ahiskalilarvakfi.com/haber_d ... aberID=109
Кто ко мне с мечом придет, тот от него и погибнет...
User avatar
ATILA
...
 
Posts: 2889
Joined: 11 Feb 2009, 08:56
Location: KAZAHISTAN / ALMATY

Re: Новости - Haberler

Postby ATILA » 14 Nov 2010, 13:13

Dayton Ahıska Türkleri Dernek Başkanı İslam Şahbandarov ile Röportaj.
Image
dayton-ahiska-turkleri-dernek-baskani-islam-shakhbandarov
Daytonton’da yaşayan Ahıska Türkleri ile ilgili yazımızın ilk sayısında Ahıska Türk - Amerikan Kültür Merkezinin faaliyetlerini yayımlamıştık. İkinci sayımızda ise Dernek Başkanı Sayın İslam Şahbandarov’la yaptığımız röpörtajı yayımlamaktayız. Konuşmamızda Derneğin açılışıyla, üretilen yeni projelerle ve Dayton’da yaşayan Ahıska Türkleriyle ilgili bilgi veren İslam Şahbandorov, konuşmasında Ahıska Türklerinin ABD topraklarında eskiye göre çok daha iyi şartlarda yaşadıklarını dile getirdi.
Derneğimizin açılışına bir yıl olmasına rağmen bunun kökü dört beş sene öncesine dayanmaktadır.Amerika’ya ilk geldiğimiz günden itiberen Dernek kurma amacımız vardı.Fakat daha yabancı olduğumuzdan,buranın dilini bilmediğimizden dolayı bu amacı gerçekleştirmek biraz uzun sürdü.Daytona 2007’de gelir gelmez Dernegin alt yapısını hazırlamaya başladık ve 2009’un Aralık ayında yaptığımız Başkanlık seçimleriyle Derneğimizi resmi olarak kurmuş olduk. Derneğimizin kuruluşundaki asıl amacımız ise: milletimizin ismini tanıtmak,gençleri eğitime teşvik etmek ve bir araya toplamak,geride kalan halkımıza her konuda yardım etmek,Daytonda günden güne çoğalan halkımıza maneviy destek oluyoruz ileri de maddi destek sağlamak ve herşeyden önemlisi de onların siyasiy olarak sesi olmak burada.Bir diğer önemli amacımızda eğer gerekirse vatan mücadelesinde Gürcistandaki,Rusyadaki,Türkiyedeki ve diğer Orta Asya ülkelerindeki Derneklere bu konuda yüzde yüz destek sağlamak.
Derneğimiz açılışından beri bu amaçlar doğrultusunda ne gibi önemli çalışmalar yaptı?

Bunun en önemli örneği bizi artık tanıyorlar.Bunun yanı sıra Amerika Devleti bizi her yönden destekliyor.Bu desteği sadece sözde değil,özde ve işte gösteriyorlar.Bu da zaten bizim Haziran ayında yaptığımız programa katılımın kanıtıdır.Bir diğer önemli şeyde buradaki yerel Hükümetin Büyükelçi’ye yazdiği teşekkür mektubudur.Mektupta yazılanları kısaca anlatmak gerekirse,yerel Hükümetin bizim yaptığımız işlerden çok memnun kaldıklarını belirtiyor ve bizim burada Türkiyeyi temsil ederek Amerika arasında dostluk köprüsü oluşturduğumuzu belirtiyor.Bu da bizim başarımızın bir simgesidir.Ayrıca eğitimle ve sporla ilgili yeni çalışmalar yapıyoruz.Bunun yanında Derneğimiz kurulduğu günden beri sosyal kültürel alanda birçok önemli çalışmalar yapmaktadır.Ayrıca Eylül ayında Derneğimiz adına bütün yerel üst düzey temsilcilere isftar yemeği verdik.Verdiğimiz yemeğe bütün üst düzey temsilcilenin yanı sıra New York Din Hizmetleri Ataşesi Suleyman Duman da katıldı.İftarda üst düzey yetkililerin Derneğimize ve halkımıza gösterdiği ilgi görülmeye değerdi.
Şu an ne gibi önemli projeler üretilmektedir?


Şu an yapılan en önemli çalışmalardan biri devlete ait olan spor salonu binasını kendi bünyemiz altına geçirme çabasıdır.Almayı planladığımız bu spor salonu Ahıskalıların sosyal yönden bütün ihtiyaçlarını karşılayacatır.Özellikle de gençlerin bir araya gelmesine büyük katkı sağlayacağını düşünüyorum.Bir diğer önemli çalışma da satın almak istediğimiz mezarlık arazisidir. Bunun nedeni de Dayton’da müslüman mezarlık bulunmamaktadır.Eğer satın alabilirsek bundan sonra cenazelerimizi kendi dinimizin kurallarına uygun bir şekilde defnedebileceğiz.Bunların yanında,bu sene yaptığımız kültür programımızın daha çok katılımlarla ve daha başarılı bir şekilde seneye yapmayı hedefliyoruz.Şimdiden bu programın alt yapısını hazırlıyoruz. Yine eğitimle alakalı çok önemli çalişmalar yürütmekteyiz.Mesela yurt dışından ABD’ye yüksek lisans me doktora için gelen öğrenciler içerisinde Ahıskalılar için özel burs ve kontenjan ayarlamak, buna da imkanımız var.Ayrıca ABD’ye gelmek isteyen Ahıskalılara Yeşıl Kart almaları konusunda yardım sağlamak. Bizler her konuda bütün Ahıskalılara gereken yardımı sağlayacağız.

Amerika Devletinin desteğini nasıl buluyorsunuz?Gördüğümüz gibi Dernek çok güzel bir dostluk köprüsü oluşturuyor,bu durumda Ahıskalılara karşı Devletin bakış açısı nasıl?

Gerek yerel gerek ülke genelinde Ahıskalılar örnek millet olarak görülüyor.Şu ana kadar gerek Devlet yetkililerinin gerekse Amerika halkının yaklaşımları çok olumlu.Bu da Amerıka gibi yerde Müslüman bir halka çok nadir yapılan birşey.Özellikle de Ahıskalılara böyle sıcak ve yakın yaklaşımları bizim için de nadir rastlanan birşey diyebiliriz.Sayın Büyükelçimizin de buraya gelip bize en yakın ilgiyi göstermesi bizi sevindiriyor.Büyükelçimizin bir konuşmasında söylediği “Ahıskalılar bizim toplumumuzun mücevherleridir,az bile olasalar onlar bizim için çok değerlidir.Mücevher çok küçük olmasına rağmen pahalı olur hatta paha biçilmez olur,sizler de bizim mücevher taşlarımızsınız” sözü, bize verilen değerin ıspatıdır.Yukarıda almak istediğimizi belirttiğim bina konusunda Yerel Hükümet bize manevi olduğu kadar maddi destekte bulunuyor.Kendimiz almaya kalkışsak altından kalkamayacağımız açık birşey.Ama Sayın Büyükelçimizin ve Yerel Hükümetin desteğiyle bu iş olacak gibi gözüküyor.Türkçede bir söz var “Aynasıdır iş insanın lafa bakılmaz”diye, bizim Dernek olarak yaptığımız iş ortada bunu görmek isteyen görür istemeyen de göremez.
Türkiyenin desteği ve rolü ABD’de yaşayan Ahıskalılar için ne gibi önem taşıyor?

Türkiye oldukça biz varız,Türkiye olmadan da bizim Amerikada yaşamamız mümkün ama anlamsız.Yani Türkiye’yi burada temsil etmeden burada yaşamamızın hiçbir anlamı yok.Biz burda Türkiyenin gelecegi ve yararı için çalışmamız gerekiyor,çünkü Türkiye oldukça Ahıska’ya geri dönme ümidimiz var demektir.Amerikada yaşayan Ahıskalılar olarak,Türkiyenin her zaman yanımızda olacağına ve en ziyade ilgiyi göstereceğine inanıyoruz.
Bugün Ahıska Türklerinin yaşadığı birçok Eyalette Ahıska Türk Dernekleri bulunmaktadır,peki bu Derneklerle aranız nasıl?Ortak çalışmalar yapılıyor mu?

Tek isteğimiz keşke buradaki Dernekler arasında bir federasyon kurulsa ve biz de üyeleri olsak.Maalesef bugüne kadar kendi gücümüzle,kendi maddi imkanlarımızla açılmış ve demokratik bir şekilde Başkanı seçilmiş tek Dernek Daytondakidir.Diğer Eyaletlerde de Ahıska adını taşıyan Denekler açıldı,onlarla da mümkün olduğu kadar ilişki tutmaya çalışıyoruz.Şimdilik büyüklerimiz arasında kopukluk var,eğer bu sorun çözülüp federasyon kurulursa biz ona katılırız.Diğer bölgelerdeki arkadaşlara diyorum ki gelin birleşelim,birlik ve beraberlik içerisinde Deneklerimizi kendimiz yönetelim.Derneklerle,çeşitli kurumlarla ve Büyükelçilikle birleşelim ve Ahıska Türklerinin problenlerini öne çıkaralım.

Bildiğimiz gibi Ahıskalıların neredeyse en çoğu Daytonda yaşıyor,bunların gerek maddi,gerek iş ve gerekse de eğitim açısından durumları nasıl?

Bugün Daytonda yaklaşık 250 aile yaşıyor,bunların sayısı da günden güne artmakta.Bu artışın sebebi de burada imkanların elverişli olması,hayatın ucuz olması ve iş imkanlarının çok olması.Her isteyen kolaylıkla çalışabiliyor.Bir ailede iki kişi çalışarak hem geçimlerini sağlıyor hem de çocuklarını okutabiliyorlar.
Gençlerin eğitim durumu nasıl?Her genç okula,üniversiteye gidebiliyor mu?

ABD, bize bütün okuma imkanlarını sağlıyor,her isteyen üniversiteye gidebiliyor,çocuklarımız Amerikan okullarında okuyor.Hatta yerel Hükümet, Ahıskalıların okuması için para bile veriyor.Hükümet okul parasını da ödüyor,öğrencilere masraflarını karşılamaları için burs bile veriyor.Bu imkanlar belki hayatta ilk kez bize sağlanıyor.Gelinlerimiz,kızlarımız bile üniversitelerde okuyor.Genel olarak baktığımız zaman da Ahıskalıların eğitim durumu çok düşük.Türkiye’ye gittiğimde buna yakından şahit oldum.Mesela Bursada elli bin Ahıska Türkü yaşıyor ama üniversitelere giden sayısı çok az.Zaten okuyanların da birçoğu yurt dışından gelmis öğrenciler.Bu da çok üzücü bir durumdur.Amerikada böyle bir problem yok,çünkü Devlet gençlerin sağlıklı eğitim alabilmeleri için her türlü imkanları sağlıyor.

Sayın İslam Bey, en son olarak şunu sormak istiyorum,bu çalişmalarınızın sonucunda on yıl sonra Ahıskalıların yaşadığı nasıl bir Dayton düşünüyorsunuz?

İnşallah sağlık olursa,milletimiz arasında birlik ve beraberlik olursa,on yıl sonra en az iki tane milletvekilimizin olacağına eminim.Siyasi ve devlet işlerinde Ahıskalı gençlerimizin de iştirak edeceğine inanıyorum. Ahıskalı doktorlarımızın,avukatlarımızın,polislerimizin olacağını düşünüyorum.Artık yabancı olmayacağız buralara,her yerde kendi insanımız olacak.Tabii ki bunların hepsi milletimiz arasında birlik ve beraberlik olursa olur.Yoksa fark etmez kaç sene geçsede yine birşey değişmez.
Sayın Başkanım verdiğiniz bilgilerden dolayı çok teşekkür ederim.

Image
Image
Image
Image
Image
Image
Кто ко мне с мечом придет, тот от него и погибнет...
User avatar
ATILA
...
 
Posts: 2889
Joined: 11 Feb 2009, 08:56
Location: KAZAHISTAN / ALMATY

Re: Новости - Haberler

Postby ATILA » 19 Nov 2010, 15:24

Türkiye’de faaliyette bulunan ve Merkezi İkametgahı Ankara’da olan Ahıska Türk Dernekleri Federasyonu tarafından Bursa şehrinde organize edilen Kurban Bayramı Şöleni, birbirinden güzel gösteriler ve konuşmalarla 3000-3500 civarında katılımcıya dolu dolu bir bayram yaşattı.
Image
Türkiye’de Ahıskalı Türklerin en fazla yaşadığı Bursa’da Kurban Bayramı’nın huzur içerisinde yaşanması için bütün tedbirleri alan Federasyon, ahıskalılara gerçekten rahat bir bayram sevinci yaşattı.
Açılış konuşmasını yapan Federasyon Genel Başkanı Osman Çelik, Bursa’da ikamet alan Ahıskalı Türklerin ve Türkiye vatandaşlarının bayramını kutlayarak, bu coşku bu heyecan devam ettiği müddetçe Federasyonumuzun başarısı devam edecektir, dedi.
Image
Osman ÇELİK
Çelik, ‘Temennimiz, birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde bu tür manevi güzelliklerin yaşanması ve yaşatılmasıdır. Milletimizin temel yapı taşları da bu değerlerimizdir. Bayramları ruhuna ve özüne uygun yaşamalıyız. Bugün buraya gelen yüzlerce Ahıskalı Türkü güzel geleneklerimize sahip çıkarak bayramların en önemli özelliği olan kaynaşma ve dayanışmanın güzel bir örneğini sergilemişlerdir. Hepinizin Bayramını kutlar,huzur ve sağlık dilerim” dedi.
Image

Ali KUL

Ahıskalı Türklerin Kurban Bayramı Şölenini onurlandıran AKP Bursa Milletvekili Ali Kul ”Toplumsal birlikteliğin daha derinden yaşandığı ortak değerlerimizin hatırlandığı bir Kurban Bayramı’na daha ulaşmanın mutluluğunu ve coşkusunu milletçe hep Ahıskalı Kardeşlerimle birlikte yaşıyoruz” dedi. Devlet Bakanı ve AKP Bursa Milletvekili Faruk ÇELİK’İN selam ve Bayram Tebriklerini de ileten Kul, ‘Kurban Bayramı’nın, çatışma kültürünün yaygınlaştırılmaya çalışıldığı dünyamızda evrensel barışa, esenliğe ve huzuru vesile olmasını diliyorum‘ temennisini paylaştı.
Ahıska Türk Dernekleri Federasyonu genel sekreteri Ertan TOPÇU, ”Bu yıl ilk defa olarak Ahıskalı halkımızla birlikte, Kurban Bayramı’nı özlem içinde bu kadar soydaşımızla birlikte kutluyoruz. Mübarek Kurban Bayramı’nın halkımıza ve tüm İslam dünyasına mutluluklar getirmesini dilerim. Ben fırsattan faydalanarak, DATÜB – Dünya Ahıskalı Türkler Birliği Genel Başkanı Sayın Ziyaetdin İSMİHANOĞLU’NUN selamlarını ve Bayram Kutlamalarını iletmekle, kendi tarafından DATÜB adına da kurbanlık pay ayırmış olduğunu bildiriyorum. Karşılıkla sevgi, saygı ve hoşgörü, birlik, dayanışma ve paylaşma, kaynaşma, bütünleşme, barış ve huzura katkıda bulunma, temiz ve güzel bir dille konuşma. İşte bütün bu insanca kavram, eylem ve duygularla dolup taşmanın özlemi içindeyiz. Bu güzel ve kutlu bayramın akıl ve gönül dünyamızı bu özlemi doyasıya tatmaya yöneltmesini dilerim. Kurban Bayram’ınızı en içten duygularla yürekten kutlarım” şeklinde konuştu.
Image
Ertan TOPÇU
Ahıska Türk Dernekleri Federasyonu’na bağlı Bursa’da bulunan Ahıska Göçmen Türkleri Kültür Sosyal Yardımlaşma Derneği Başkanı Murtaza HOCAOĞLU, ’Kurban Bayram’ı şöleninden önce Nevruz Bayramı ve Ramazan Bayramını büyük coşku ile düzenledik. Kurban Bayramının Ahıskalı Türkler olarak çok ihtiyacımız olan huzur ve esenlik ortamının bir nebze de olsa sağlanmasına destek olacağı kuşkusuz. Ümidimiz, bayramın oluşturduğu sevgi, saygı, hoşgörü ve kardeşlik iklimi içinde dargınlıkların ve küslüklerin sona erdirilmesi, milletin değerleriyle kavgalı olanların bu değerlerle barışmasıdır. Bu duygu ve düşüncelerle, toplumumuzun refah ve mutluluğu için her zaman özveriyle görevlerini sürdüren tüm Federasyon çatısı altında çalışanlarının, aziz milletimizin ve tüm Türk Dünyasının Kurban Bayramı’nı kutluyor, mutluluklarımızın artmasına, hüzünlerimizin azalmasına vesile olmasını temenni ediyorum”, dedi Kurban Bayramı Şöleni’nde en büyük mutluluğu Ahıskalı Sporcular ve Ahıska Folklor ekibi yaşadı.
Image
Murtaza HOCAOĞLU
Programa, AK Parti ve MHP İl başkanları, Meclis temsilcileri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve 3000-3500 civarında Ahıskalı Türkü katıldı.
Image
Image
Image
Image
Bölüm: Haberler
Кто ко мне с мечом придет, тот от него и погибнет...
User avatar
ATILA
...
 
Posts: 2889
Joined: 11 Feb 2009, 08:56
Location: KAZAHISTAN / ALMATY

PreviousNext

Return to АХЫСКА-ТУРКИ В НОВОСТЯХ - HABERLERDE AHISKA TÜRKLERİ



Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 1 guest

cron